İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Haber Detayı
03 Ocak 2019 - Perşembe 15:20 Bu haber 845 kez okundu
 
Davamız başlamadan "ADALET" yok oldu.
ÖNCE VİCDAN ARANAN #ŞuleİdilDere DAVASI 7. DURUŞMASI 4 OCAK 2019 CUMA SAAT 10:00'DA GÖRÜLECEK.
- Haberi
Davamız başlamadan

 

ASIL SORUMLULAR HUKUKSUZCA YARGI DIŞI BIRAKILARAK AÇILAN, VİCDAN UNUTULARAK DEVAM EDEN ŞULE İDİL DERE DAVASI 7. DURUŞMASI 4 OCAK 2019 CUMA GÜNÜ SAAT 10:00'DA GÖRÜLECEK. 12 Mayıs 2016’da İBB kendi planladığı Kurbağalıdere çalışmasında Yoğurtçu Parkı yaya-bisiklet yolunda can aldı, 2,5 yıldır can güvenliği önlemi almak bizim işimiz değil diye savunma yapıyor.

İdil'i kaybettikten 11 GÜN SONRA, can alan çalışmayı yöneten 3 müdürü aynı gün birbirinin yerine terfi ettiren İBB, çalışma planını imzalayan ve çalışmayı yöneten İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı’nı İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı'na atadı

Valilik, Savcılığın soruşturma izni istediği Teftiş Kurulu Başkanlığı'na terfi ettirilen asli kusurlu şüpheliye kendi hakkındaki raporu kendisine hazırlattı.

Hukuku yok sayan Valilik bu raporu gerekçe göstererek ve yetki aşımıyla kendini mahkeme yerine koyarak "İBB'nin sorumluluğu yoktur" gerekçesiyle 3 müdürü de kapsayan 8 üst düzey yetkili için savcılığa soruşturma izni vermedi. Ancak hukuksuz gerekçesiyle bile çelişerek 3 İBB alt düzey yetkili hakkında yargılama izni verdi.

Soruşturma izni verilmeyen karara Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz ettik.

Bölge İdare Mahkemesi de hukuku çiğneyerek hukuka aykırı hazırlanan Valilik raporuna dayanarak Valilik kararını gerekçe göstermeden aynen onadı.

DAVAMIZ BAŞLAYAMADAN "ADALET" YOK OLDU.

İdil'in canını alan çalışmayı beraber yürüten İBB ve İSTAÇ A.Ş. 20 ay sonra başlayan ilk duruşmada "Önlem almak bizim işimiz değil" diyerek birbirlerini suçladı.

Karşılıklı iddialardan her iki tarafın da can güvenliği tedbiri almadığı bir kez daha ortaya çıkınca ikinci duruşmadan itibaren İdil’i suçladılar.

Olay yeri görüntülerine, tanık ifadelerine, bilirkişi raporlarına rağmen şoför "Ben ezmemişimdir. Biri itmiştir. Allah'ın takdiridir" dedi.

Birbirini tamamlayarak hazırlanan bilirkişi raporlarında kendilerinin asli kusurlu bulunmasına, İdil’in kusursuz bulunmasına itiraz ederek yeniden bilirkişi raporu istediler.

Beşinci duruşmada mahkemeye ulaşan 4. Bilirkişi Raporu’nda İBB ve İSTAÇ A.Ş. ve vekilleri yeniden asli kusurlu bulundu.

Heyet Raporu, "İBB önlem alsaydı, denetleseydi bu olay yaşanmayacaktı. … Çalışmada risk değerlendirmesi yapıldığına dair bir delil bulunamadı, önlem alınmamış" dedi. 4. bilirkişi raporunda da İdil’e kusur atfedilmedi.

İSTAÇ A.Ş. sanık avukatı "Müteveffayı kusurlu bulmayan raporlar İBB’ye kusur isnat etmek için kasıtlı hazırlanmıştır. ... Bu bilirkişiler ya cahil ya da İBB'ye kastı var" dedi.

Aynı avukat yargılama aşamasında adalet arayışımıza "İBB'ye karşı kan davası güdülmektedir" dedi.

Çalışmada tedbir alınmadığının ortaya çıktığı ve suçun ağırlaştığı her durumda aynı avukat taleplerimize karşı "Bu talep İBB'nin itibarını zedelemektedir" diyerek İdil'i suçladı.

6. duruşmada, yeniden bilirkişi talep ettiler.

Şule İdil Dere Davası'nda bilirkişi raporlarına dayanılarak Savcılıkça 11 İBB yetkilisi hakkında yargılama izni talep edildiği halde yalnızca 3 İBB yetkilisi ve İSTAÇ personeli olan ve İBB hafriyat kamyonunu kullanan şoför dahil 4 İSTAÇ A.Ş. yetkilisi yargılanıyor.

Can aldıkları çalışmada tabela asmak dahil yaya can güvenliği tedbiri almadıkları bir kez daha ortaya çıktı.

Şehrin can ve mal güvenliğini koruyarak hizmet etmesi gereken bir kamu kurumu olarak İBB’nin can alan Kurbağalıdere çalışmasında risk değerlendirmesini yapmadığı, iş planına dahi almadığı ortaya çıktı.

 Hafriyat kamyonlarının geçiş yolu olarak kullanılan Kurbağalıdere-Yoğurtçu Parkı yaya yolunun can güvenliği riski yarattığının saha çalışanları tarafından yöneticilere e-posta atarak bildirildiği ancak yine hiçbir önlemin alınmadığı ortaya çıktı.

İBB ve iSTAÇ A.Ş.’nin can güvenliğinin insan canını hiçe sayarak göz göre göre İdil’in canını aldığı ortaya çıktı.

Bu bilgiler sanık ve İBB ve İSTAÇ’ın mahkemeye getirdiği tanık ifadeleriyle tutanaklara geçti.

İddianamede sanıklar hakkında TCK 85/1 maddesinden “taksirle ölüme neden olmak” suçundan yalnız 2-6 yıl arası hapis cezası isteniyor.

İBB “can alma” suçu işledi. Bu suçun cezası da paraya çevrilebilecek, suçunu normalleştirecek “taksir” maddesi olmamalıdır!

Yargılama aşamasında suçun aleni ağırlaşan niteliği üzerine davanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi talebimiz reddedildi.

İddianamede sanıklar hakkında TCK 85/1 maddesinden “taksirle ölüme neden olmak” suçundan yalnız 2-6 yıl arası hapis cezası isteniyor.

İBB “can alma” suçu işledi. Bu suçun cezası da paraya çevrilebilecek, suçunu normalleştirecek “taksir” maddesi olmamalıdır!

İBB “kaza” ile can almadı, kaza olabileceğini bile bile yasalarca zorunlu olmasına rağmen risk değerlendirmesi yapmadığı, şantiye güzergahı olarak seçtiği yaya yolunda ten bir yaya can güvenliği önlemi almadığı için can aldı.

ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİR OLAN KAZA DEĞİLDİR!

Yargılama aşamasında da alenen ortaya çıkan suçun, sanık (şoför) açısından OLASI KAST İLE ÖLDÜRME, diğer sanıklar açısından ise KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ suçunu oluşturması ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi talebimiz devam etmektedir.

Hiçkimse ve hiçbir kurum pervasızca can alıp vicdansızca yoluna devam edemez.

Bir belediyenin yaya yolunda önlem almadığı için can almasını hiçbir kurum normalleştiremez.

İdil için adalet arıyorduk, artık vicdan arıyoruz!

 ŞULE İDİL DERE AİLESİ

 

 

 

 

 

Kaynak: (MCÖ) - Marmara Çağdaş ÖZEL Editör: Fevzi Işık
Etiketler: Davamız, başlamadan, "ADALET", yok, oldu.,
Yorumlar
Haber Yazılımı gtag('set', {'marmaracagdas.com': 'USER_ID'}); // ga('set', 'marmaracagdas.com', 'USER_ID'); //>>.async-hide { opacity: 0 !important} ga('require', 'GTM-KK37KMJ');