İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Savcılık: Heykeli Kıran Şizofreni Hastasıdır
Savcılık: Heykeli Kıran Şizofreni Hastasıdır
Şişecam  1. 2 milyar kar etmiş
Şişecam 1. 2 milyar kar etmiş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
13 Milletvekili'nin Daha Fezlekesi TBMM Gönderildi.
13 Milletvekili'nin Daha Fezlekesi TBMM Gönderildi.
İnş. Müh. İbrahim DOĞAN : Kent Parlamenterlerini uyardı.
İnş. Müh. İbrahim DOĞAN : Kent Parlamenterlerini uyardı.
Haber Detayı
29 Haziran 2020 - Pazartesi 15:20 Bu haber 466 kez okundu
 
Davutoğlu: “Dün FETÖ’nün AK Parti’ye yaptığını bugün hükümet başkalarına yapmak istiyor”
- Haberi
Davutoğlu: “Dün FETÖ’nün AK Parti’ye yaptığını bugün hükümet başkalarına yapmak istiyor”

  • Gençlerimiz seslerinin boğulmaya çalışılmasını “dislike” ediyor
  • Gençler! Yeşil topla ahlak arayan bu iktidarı fazlaca ciddiye almayın
  • Siz alevi baro, sünni baro, ulusalcı baro, kürtçü baro, sağcı baro, solcu baro, AK Partili baro CHP’li baro mu kurmak istiyorsunuz?
  • Bugün gençlerin deizme ve ateizme yönelmelerinin en önemli sebebi her gün hamasi ve sloganik düzeyde dindarlık yapanların sergiledikleri örnekler

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesaplarından yayınlanan haftalık olağan değerlendirme toplantısında gündemdeki konulara ilişkin görüş ve önerilerini açıkladı. Davutoğlu normalleşme sürecinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek kutusu 50 TL’ye satılan maskenin alım gücü zayıf vatandaşlar için ciddi ek yük oluşturduğunu söyledi. Ahmet Davutoğlu, sürekli 1,5-2 metre sosyal mesafe uyarısında bulunan sağlık bakanına mesafe kuralını toplu taşıma araçlarını kullanarak anlatmasını tavsiye etti: “Böyle bir tecrübe sonrasında kendisi de söyledikleri ile yaşanılan gerçeklik arasındaki mesafeyi fark edecektir.”

Davutoğlu, hafta sonu YKS sınavına giren gençlere emeklerinin karşılığını almaları temennisinde bulundu: “İnşallah çalıştığınızın karşılığını bu sorumsuz iktidarın yap boz politikalarına rağmen alacaksınız. Bu iktidar size ne kadar kulaklarını tıkasa da sizin duygularınızı yok saysa da siz emin adımlarla yolunuza devam edin. Bugün gençler iktidara baktıklarında nasıl bir örneklik görmekteler? İfade hürriyetinin tam anlamıyla olduğu bir Türkiye mi görmekteler? Adaletin büyük ölçüde tesis edildiği, hukuk devletinin sorunsuz bir şekilde işlediği bir ülke mi görmekteler? Ayırımcılığın, adam kayırmacılığın, nepotizmin olmadığı bir iktidar mı görmekteler? Liyakatli olanın önünün açıldığı, fırsat eşitliğinin sağlandığı, torpil ve iltimasın olmadığı bir Türkiye mi görmekteler? Bütün vatandaşların eşit bir şekilde muamele gördüğü bir ülke mi görmekteler? Okullarını bitirirken sorunsuz bir şekilde iş bulabilecekleri bir Türkiye mi görmekteler? Maalesef gençlerimiz bütün bu temel başlıklarda bambaşka bir ülke görmektedirler. Onun için de “dislike” demektedirler. “Dislike” ne peki? Hani artık hepimiz sosyal medya ile haşır neşiriz ama en yalın haliyle “beğenmiyorum” demek. 

Peki Gençlerimizin beğenmediği nedir? Gençlerimiz seslerinin boğulmaya çalışılmasını, fikirlerinin bastırılmaya çalışılmasını, farklılıkların ezilmeye çalışılmasını, çalışmak istediklerinde bir iş bulamamalarını, bir iş bulduklarında torpil ve adam kayırmacılığın önlerini kesmesini “dislike” ediyorlar. Gençlerimiz haysiyetlerinin, kimliklerinin ve emeklerinin çiğnenmesine itiraz ediyorlar. Gençlerimiz bu iktidara bakınca ahlaktan emeğe, liyakatten dürüstlüğe, adaletten özgürlüğe hiçbir başlıkta örnek alacak bir tek nokta göremiyorlar. Gördükleri tek nokta gençlerin fikirlerini, yorumlarını, ifadelerini, kimliklerini sosyal medyada kendileri aleyhine yorumları bir tıkla kapattıkları gibi yok sayabileceğini zanneden bir iktidar.”

Gelecek Partisi Lideri, iktidarın sosyal medyada uygulayıp sonra vazgeçtiği yeşil top uygulamasını hatırlatarak, gençlere iktidarı ciddiye almayın dedi: “Gençler! Ülkemize, milletimize, değerlerimize, toprağımıza her tarafından dikiş atmış, trajikomik, kalitesiz, çirkin ve tek tip bir elbise biçen bu iktidarı ciddiye almayın… Gençler! Daha geçen haftalarda yeşil topla ahlak arayan bu iktidarı fazlaca ciddiye almayın… Bunlar son tahlilde siz gençlerin okuduğu, Türkiye’nin gururu bir üniversiteyi kapatma suçunu sicillerine yazarak övünenlerdir… Ülkemizdeki liyakat zincirini kıran bu iktidar, şimdi de gençlerimizin diline, aklına ve hayallerine zincir vurmaya kalkmaktadır. Bunlar sadece sizi değil milletin itiraz eden hiçbir kesimini görmek istemiyorlar. İtiraz etmeyi bir kenara bırakın memleketin aleyhine yaptıkları ne varsa fanatikçe alkışlanmasını bekliyorlar. Bu iktidara asla sorgulamayan, aksine sorgusuz sualsiz itaat eden, sürekli ve kesintisiz bir şekilde kendilerini öven, her türlü farklılığa düşmanca yaklaşan ve hiçbir konuda ahlakı umursamayanlar lazım. Bize ise sorgulayan, itiraz eden, eleştiren, farklılıklara saygılı ve ahlaklı gençler lazım. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiğinden beri her dört gencimizden birisi işsiz durumda. Daha da kötüsü hızla iş bulmaktan, hayata atılmaktan, ekmeğini kazanmaktan ümidini kesen kız-erkek ev gençlerimizin sayısı artıyor.”

Son günlerde gündemde olan barolarla ilgili düzenleme tartışmalarına da değinen Ahmet Davutoğlu, iktidarı “Biz yaptık oldu” anlayışıyla hareket etmekle suçladı: “Asgari nezaket ölçüleri içerisinde meselenin tarafı olanları dinleyecek medeni cesareti bile gösteremediler. Onun yerine yine polise, sopaya ve zora sarıldılar. Gencecik polislere babası hatta dedesi yaşındaki insanları otobanlardan kovalattılar. Bu bağlamda baro başkanlarını bulundukları yerde ziyaret ederek dayanışma göstermek isteyen genel başkan yardımcılarımız da engellendi. En temel anayasal hak olan seyahat özgürlüğü, toplantı yapma özgürlüğü beşinci sınıf bir otoriter rejimdeymişiz gibi ihlal edildi. Gerçekten bu görüntülerden sonra bir demokraside yaşadığımızı söyleyebilir miyiz? Avukatları otobanlarda kovalanan, şehir girişlerinde itilip kalkılan bir ülkenin demokrasi olduğunu kim söyleyebilir? İktidar hakaret etmeden, tehdit etmeden, aşağılamadan, düşmanlaştırmadan cümle kuramıyor…Dün FETÖ’nün AK Parti’ye yaptığını bugün hükümet başkalarına yapmak istiyor. Dün HSYK’yı tekeline almak isteyen FETÖ’nün yapmak istediğini bugün iktidar zihniyeti istiyor. En fazla demokrasiden, çoğulculuktan ve farklı fikirlerin hakkıyla temsilinden yana olması gereken baro ise en fazla şikayetçi olduğu çoğunlukçuluktan yana… Yani bir oy fazla alan herşeyi alsın, başka kimseye hayat, söz hakkı tanımasın. En fazla FETÖ’den, bölücülükten, farklı gruplaşmalardan ve çok başlılıktan şikayet eden hükümet ise çoklu barodan yana… İktidar bu yaptığı ile hukuk sisteminin en temel ayaklarından savunmanın mezheplere, etnik kimliklere göre bölünmesi ihtimalinin farkında bile değil. Ya da daha kötüsü çok iyi farkında ve bizzat bu bölünmeyi istiyor.

Siz alevi baro, sünni baro, ulusalcı baro, kürtçü baro, sağcı baro, solcu baro, AK Partili baro CHPli baro mu kurmak istiyorsunuz? Hanginizin neresini düzeltelim… Herkes keseri kendine yontma derdinde…”

Davutoğlu, iktidarın adım adım bütün sivil toplum kuruluşlarını denetim altına alma çabasında olduğunu söyledi, Şehir Üniversitesinin kapatılma sürecini örnek verdi: “Önce baroları daha sonra da bütün sivil toplum kuruluşlarını adım adım resmi denetim altına alarak sivillikten uzaklaştırma çabası ile akademik özgürlüğün sembolü haline gelmiş bir üniversiteyi kapatırken sıfır makaleli rektörler atama skandalının aynı anda gerçekleşmesi kesinlikle bir tesadüf değildir. Önce ülkenin en büyük partisi olan AK Parti özgürlükçü unsurlardan arındırılarak siyaset alanı daraltıldı, şimdi de adım adım sivil alan yok edilerek hiçbir darbe döneminin başaramadığı bir toplumsal kıskaç hayata geçirilmek isteniyor. Bu kıskaç hem de 28 Şubat kıskacına karşı iktidara geldik diyenlerin eliyle gerçekleştirilmektedir. “Bugün 28 Şubat altın dönemini yaşamaktadır” diyen dar ve derin bir çevre ise bu manzarayı ellerini oğuşturarak seyretmekte ve bir maşa gibi kullandıkları elleri ne zaman tasfiye edeceklerinin planlarını yapmaktadırlar. Bu kıskaç toplumu boğmadan ses vermek gerekmektedir. Bu tablo açık bir şekilde ortada iken “nasıl olsa bize dokunmazlar” diyerek haksızlıklar ve baskılar karşısında   susan sivil toplum kuruluşları bilsinler ki sıra onlara geldiğinde seslerini haykırabilecekleri bir duvar dahi bulamayacaklardır. Kaybettiklerimizi görmeden kazanımlarımızı koruma kaygısı ile hala Cumhurbaşkanını ve AK Parti’yi bir sığınak gibi görenler bilsinler ki mesele artık bir kişi ya da parti meselesi değil zihniyet meselesidir. Cumhurbaşkanı ve AK Parti yönetimi kendilerini korumaya çalışmaktan değerlerimizi korumaya mecal bırakmamaktadırlar. Koltuklarını korumak adına araçsallaştırmadıkları, yıpratmadıkları, toplum nezdinde itibarsızlaştırmadıkları değerimiz kalmadı. Değerlerimizi korumayı bırakın değerlerimiz üzerinde gölge etmesinler yeter! Bugün gençlerin deizme ve ateizme yönelmelerinin en önemli sebebi her gün hamasi ve sloganik düzeyde dindarlık yapanların sergiledikleri örnekliklerdir.”

Türkiye’nin tarihi bir ekonomik kriz yaşadığını belirten Gelecek Partisi Genel Başkanı, iktidarın akıl tutulması sorumsuzluk içinde olduğunu söyledi:  “Hangi ekonomik veriye, uygulanan politikaya ve daha önemlisi bu politikaların yarattığı tahribata bakarsak bakalım Türk ekonomisinin bir çöküş sürecinden geçmekte olduğu açıktır. Kimsenin aklında ülkenin bir uçuruma doğru sürüklendiği konusunda maalesef soru işareti kalmamıştır. Bırakın Sn. Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz hafta söylediği gibi “ülkemizin dünya milli gelir sıralamasında 2023 hedefi olan ilk 10 ülke arasına girme hedefine en yakın olduğu dönemden geçmekte olduğu” iddiasını, ilk 20’de kalabilmesi dahi gören gözler için artık ciddi bir risk halini almıştır. 

Bakın bu açık bir akıl tutulması ve sorumsuzluktur. Ülkenin Cumhurbaşkanı çok rahat bir şekilde Türkiye’nin üç yıl sonra dünyanın ilk on ekonomisi arasına gireceğini ve bu hedefe en yakın noktada olduğumuzu iddialı bir şekilde söylemektedir. Ülkemizin elbette dünyadaki ilk on ekonomiden birisi olmasını herkesten fazla biz isteriz. Ancak milletimizin gözlerinin içerisine bakarak bu denli açık palavraların ve doğru olmayan bilgilerin söylenmesini hayretle izliyoruz.

Ülkemizin ekonomisi bu liyakatsız iktidarın elinde her geçen gün biraz daha küçülürken ilk on ekonomi arasına girmesi söz konusu değildir. Hele hukuku, en temel iktisat kurallarını, siyasi ahlakı, şeffaflığı ve denetlemeyi bu denli ihlal ederken Türkiye’nin dünyada ilk on ekonomi içerisine girmesi söz konusu değildir. Bırakın ilk on ekonomi palavrasını. Bu ucube cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Türkiye’nin ilk 20 ekonomi arasında kalması bile tartışmalı hale gelmiştir. 2016 yılından sonra “sözde milli ekonomi” söylemi, artan tutarsız ve aşırı kamu müdahaleleri, ekonomik rasyonelitesi tartışmalı yatırımlar, israf, kötü mali yönetim, kurumların kapasitelerini, yetkinliklerini ve itibarlarını tahrip eden hoyrat ve sorumsuz yönetim anlayışı ile maalesef Türkiye nerdeyse 15 yıllık birikimini kaybederek yeniden 19.sıraya geriledi. Başka bir deyişle bırakın dünya sıralamasında ilk 10 hedefine yakın olmayı uzun süredir hedeften hiç bu kadar uzaklaşmamıştı Türk ekonomisi. 2016 yılında biz ülke yönetimini size bıraktığımızda gayri safi milli hasılamız 864 milyar dolardı ve 17. Sıradaydık. Şu anda ise 743 milyar dolar ve 19. Sıradayız. Yani 2016’dan bu yana gayri safi milli hasıla 121 milyar dolar azalmış ve ligde iki sıra aşağıya düşmüşüz ve siz hedefe en yakın noktadayız diyorsunuz. Nereye gitti bu 121 milyar dolar? Kim kaybettirdi bu miktarda geliri ülkemize?”

En önemli meselemiz gençlere hak ettikleri yarınları hazırlamak diyen Davutoğlu, işsizlik sorununa dikkati çekti: “Artık inkardan vazgeçin! Türkiye yakıcı bir işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır. Bu iş öyle kimsenin ne dediğinizi anlamadığı plaza sunumlarıyla, sağa sola herkes iki kişi işe alacak ciddiyetsiz talimatlarıyla, kendinizin uydurup sadece kendinizin inandığı işsizlik azalıyor masallarıyla, komplo teorileriyle, uyduruk analizlerle, manipüle edilmiş istatistik ve kontrol edilen medyayla hallolacak bir mesele değildir. Her türlü gerçeği manipüle edeceğinizi düşünüyorsunuz. Ancak size tekrar açıkça söyleyeyim. Bir ekonomide medya manipülasyonuyla neyi saklamaya çalışırsanız çalışın işsizliği asla saklayamazsınız. Zaten aynen de öyle oluyor. İnsanlar iş arıyor, aş arıyor. Ama bu iktidar lafta milyonlara iş verip duruyor.

Ahmet Davutoğlu, son günlerde tartışmaya açılan Kıdem Tazminatı konusunda iktidarı eleştirdi: “Basına yansıyan bilgilere bakılırsa iktidar Kıdem Tazminatını kullanarak yeni bir “fon” yaratma hevesine kapılmış. Sormazlar mı? Siz işçi ve işverenin alın teri ile oluşturulan işsizlik fonunu kullanıp Kamu Bankalarına sermeye benzeri kredi sağlamış bir iktidar değil misiniz? Yine aynı fonu korona sürecinde işçiye işverene yardımcı olmak için kullanmak yerine kamu bankalarına mevduat sağlamak için kullanmış bir iktidar değil misiniz? Benzer biçimde Türkiye Varlık Fonu gibi “sözde bir varlık fonu” kurup yıllardır sorunsuz çalışan Kamu İktisadi Teşekküllerini tarihi zararlara uğratmış bir iktidar değil misiniz? Yine aynı fonu kullanıp daha geçtiğimiz hafta Ziraat Bankasındaki bir batık krediye kurtarma operasyonu yapmış bir iktidar değil misiniz? Hangi işçi hangi çalışan inanır sizin emekçinin menfaatine bir fon kurup sözüm ona tamamlayıcı emeklilik sistemi kurabileceğinize?”

Davutoğlu, dış politika konusunda da Türkiye’nin Rusya’ya bağımlılık ilişkisi içine girmesini eleştirdi: “ Türkiye'nin Rusya'yla bir bağımlılık ilişkisine girmemesi gerekir. Ne yazık ki bu yönde kaygı verici bir gidişat söz konusu. İktidarı bir kez daha Rusya ile ilişkilerde Türkiye’yi stratejik olarak daha kırılgan kılacak uzun vadeli pozisyonunu zayıflatacak bir şekilde sürdürmemesi konusunda uyarıyorum. Bu durum, Türkiye’ye ilerde devasa bir stratejik ve jeopolitik maliyet olarak geri dönebilir. Bunu kimse aklından çıkarmasın.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu “Gelecek Partisi gelecek ile ilgili umutlarınızın adresidir. Gelecek Partisi ümidin, insan onurunun ve temel hak ve özgürlüklerin sözcüdür. Gelecek Partisi millet iradesinin sözcüsü ve geleceğe taşıyıcısı olacaktır. Gelecek Partisi geçmiş hesaplaşmaların değil, gelecek inşasının  partisidir.” diyerek sözlerini tamamladı. 

Kaynak: (D) - Diğer Editör: Fevzi Işık
Etiketler: Davutoğlu:, “Dün, FETÖ’nün, AK, Parti’ye, yaptığını, bugün, hükümet, başkalarına, yapmak, istiyor”,
Yorumlar
Haber Yazılımı