marmaracagdas.com
Haber Detayı
23 Aralık 2017 - Cumartesi 14:30 Bu haber 355 kez okundu
 
İstanbul Barosu'na kayıtlı Japon avukat
18 yaşında Japonya'dan ayrılarak Türkiye'ye gelen Keiko Torigoe, emlakçının kendisine bıçak çekerek tehdit etmesi nedeniyle davalık oldu. Yaşadıklarının ardından hukukçu olmaya karar veren Torigoe, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
Yaşam- Çevre Haberi
İstanbul Barosu'na kayıtlı Japon avukat

İstanbul Barosu'nun  Japon avukatı

Keiko Torigoe... O bir Japon...Aynı zamanda hukukçu... İstanbul Barosu'na kayıtlı tek Japon avukat. Yıllar önce 18 yaşını doldurur doldurmaz kendi deyimiyle Japonya'ya 'Elveda' diyerek yola çıktı. Önce Almanya'da 5 yıl süren bir yaşam mücadelesinin ardından televizyonda gördüğü İstanbul Boğazı'nı görmek için turist olarak geldiği Türkiye'ye aşık oldu.

 

Bir gün para tahsil etmek için gittiği emlakçının kendisine bıçak çekerek tehdit etmesi nedeniyle karakolluk oldu. Yaşadıklarının ardından hukukçu olmaya karar veren Torigoe, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 4 yıldır İstanbul'daki adliyelerde davadan davaya koşarak Avukatlık yapan Keiko Torigoe (44) örnek yaşam hikayesini anlattı.

 

"AİLEM JAPONYA'DA YAŞAMAMI İSTEDİ"

 

 

Şişli'deki avukatlık ofisinde konuştuğumuz Avukat Keiko Torigoe, Japonya'da dünyaya geldiğini, ilk ve orta öğreniminin ardından, uçağa tek başına binebileceği yaşına geldikten sonra Almanya'ya taşındığını anlattı. Torigoe, "Babam ve annem benim Japonya'da yaşamamı istiyordu. Kesinlikle yurtdışında yaşamama izin vermek istemiyorlardı. Zorla tutabilecek çocukta olmadığım için tek bir aylık şans verdiler. Bir ay içinde iş ve ev bulabilirsem artık Japonya'ya dönmeden istediğim hayatı yaşayabileceğimi söylediler." dedi. 

JAPONYA'DA UÇAĞA BİNERKEN 'ELVEDA' DEDİM


Japonya'dan ayrılırken sadece gidiş bileti söyleyen Keiko Torigoe, " Japonya'da uçağa binerken 'Elveda' dedim. Benim için artık dönülmeyecek bir ülke. 'Benim kendim gibi hissedebileceğim bir yer bu yeryüzünde mutlaka olmalı' düşüncesiyle Japonya'dan çıktım" ifadelerini kullandı. Almanya'da bir odada 8 kişinin kaldığı hostelde bir ay kaldığını, ardından da asgari ücretle iş bulduğunu belirten Torigoe şunları söyledi: "İki haftanın sonunda maaşımı aldım. Maaşımın yarısını dil kursuna yatırdım. Gündüz çalışarak, akşamda konuşma tekniğini öğrenmek için haftada birkaç gün kursa gitmeye başladım. Anne ve babamı aradım; 'İş buldum, ev de buldum, dönmeyeceğim' dedim ve telefonu kapattım"

 

"5 AY TÜRKÇE KURSUNA GİTTİM"

 

"Yıllar içinde başka ülke arayışı içerisine girdim. Bir gün televizyon Galata Kulesi'nden Boğaz manzarasını gösteriyordu. O kadar masmavi, o kadar güzel bir şehirdi ki...İstanbul'a kışın kısa süreliğine geldim, yazın da geldim. 'Yaşayabilirim' dedim. Yiyebileceğim şeyler de vardı. Bir ay içinde taşındım. İlk gittiğim yer tabi ki dil kursuydu. Türkçe hiç bilmiyordum. 5 ayda kursu tamamladım" dedi.

 

"BİR SAYFAYI ANLAYABİLMEK 4 SAAT SÜRÜYORDU"


Parası kalmadığı için iş arayışına giren Keiko Torigoe, "Japon Havayolları beni işe aldı. Böylece Atatürk Havalimanı'nda çalıştım" dedi.

 

Avukat olma hayali ya da isteği içinde olmadığını söyleyen Torigoe, "Bir gün arkadaşıma yardımcı olmak amacıyla emlakçıya gittim. Senet karşılığında para tahsil edecektim. Gittim. Adam bıçak çıkarttı. Benim elimden senedi aldı. Beni de yere iterek bıçakla tehdit etti. Ben de zar zor o binadan çıkıp emniyete gittim. Orada durumu anlattım ve tutanağı okudum. 'Söylediğin şeyler yazıyor mu?' Okuyamıyorum ki...Nasıl okuyacağım. Benim anlattıklarımı anlamışlar adamı yakalamaya gittiler .O günlerde kanun bilseydim çok üzülmezdim ama ancak 24 saat tutulabileceğini sonradan sonradan öğrendim. Adam ertesi gün dışardaydı" dedi. Torigoe dava için avukat tutuğunu, sanığın da söz konusu senetlere ilişkin parayı ödediğini ve davanın düştüğünü anlatarak şunları söyledi: "Japon Konsolosluğu da ceza konusunda yardımcı olamayacağını söyledi. Eğer Japonca bilen bir avukat olsa sorun kalmayacaktı.”

 

"HANUTÇULARIN YÜZÜNDEN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ’NE GİDEMEDİM"

 

Yaşadığı bu hukuki sürecin ardından hukuk fakültesi okumaya karar verdiğini kaydeden Torigoe "Hukuk fakültesini okuyacak kadar Türkçe biliyordum sandım. Sınava girdim. Galatasaray Üniversitesi'nden Fransızca bilmediğim için vazgeçtim. İstanbul Üniversitesi de Sultanahmet'in göbeğinde olduğu için, bu yabancı görünümümle oraya her gün gidince hanutçular musallat olacak korkusundan oraya gidemedim. Sonunda seçtiğim yer Marmara Hukuk Fakültesi. Sınav gününe kadar her hafta o binaya bakmaya gittim. 'Kazanınca buraya geleceğim' diye. Sınavı kazandım. İlk gün  sevinçten ağladım. Alınacak kitap listesini verdiler. 'Tamam bunları alacağım' diye hemen kitapçıya koşuyorum orada tanıştığım kızlarla...Hepsini aldım eve döndüm. Kitaplara göz attım. Baktım tek bir kelime bile anlamıyorum. Siz Türk olduğunuz için bir kelimenin Osmanlıca mı,  Arapça kelime mi tahmin edebiliyorsunuz ama ben Japon olduğum için o tahmin falan yok. Gözümün önünde Osmanlıca-Türkçe sözlük bu kadar kalın, onun yanında hukuk terimleri sözlüğü ve onun yanında Japonca-Türkçe sözlük var. Hangisine bakacağım bilemiyorum. Tercüme ediyorum kelimelerin anlamını. Kitabın içine küçük küçük yazıyorum ne demek olduğunu... Böylece bir sayfayı anlayabilmek 4 saat sürüyor ama hala anlamadım. 'Bu kitap bir senede bitmez' dedim. İlk aldığım Anayasa vizesinin sınav notu sekizdi. Bunun da nezaketen olduğuna inanıyorum. (gülüyor)" ifadelerini kullandı.

 

"5 SENEDE MEZUN OLDUM"

 

 

 


Torigoe "Moralim bozulmuştu. Buradan kaçmam lazımdı. En uzak yere ki en uzak yer Japonya oraya gitmek istemiyordum. Başka uzak yer neresi derken, Capetown Dağı'na (Güney Afrika ) kadar gittim. Sonra  herşeyi özlemeye başladım. Ya aslında okul iyiydi. İş yeri  çok iyiydi. O arkadaşlarla tekrar sohbet etmek istiyordum. Dönme zamanı' diyerek hemen bilet alarak döndüm. Eski hayatıma o kadar sevinç içinde döndüm ki... O günden itibaren sınavdan kötü not alsam da dahi kendime teselli olsun diye kendime yeni kalemler, defterler, çantalar alıyırdum. En iyi arkadaşlarım 4 senede mezun oldu. O listede kendimi göremedim diye öylesine ağladım, yataktan çıkamadım. Çanta, kalem ve defterle kendimi teselli edemeyeceğimi bildiğim için daha iyi hediye lazım diye bu sefer kendime sıfır araba aldım. 5 senede mezun oldum" diye konuştu. 

"HAKİM TÜRKÇE BİLİP BİLMEDİĞİMİ ARKADAŞIMA SORUYOR"

 

"Genelde uluslararası duruşmalara giriyorum. İş davalarına, uluslararası ticaret uyuşmazlığı, uluslararası boşanma davası ya da dolandırıcılık davalarına giriyorum" diyen Keiko Torigoe, her ne kadar ben cübbe giyiyor olsa da girdiği duruşmalarda hakimin yanındaki arkadaşına(avukat) Türkçe bilip bilmediğini sorduğunu belirtti. Torigoe "Yanımdaki arkadaşım da 'Cübbe giyiyor Hakim Bey! Cübbe giyiyor..Avukat. Marmara Hukuk Mezunu ve Türkçe bilmiyor olması mümkün değil diye söylüyor. Defalarca böyle oldu" dedi. Japon kadının bir Türk tarafından dolandırıldığını olayda hem hukuk hem de ceza davalarını kazandığını belirtti.

 

"BU TOPLUMDA YAŞAMAKTAN ÇOK MUTLULUK DUYUYORUM"

Boğaz'da yaşamayı hayal ederek İstanbul'a geldiğini ancak komşusunun penceresine bakarak yaşadığını söyleyen Keiko Torigoe, “Şişli’yi sevmemin nedeni orada bütün Yahudiler, Ermeniler, Rumlar ve müslümanlar hep beraber çok neşeli bir şekilde yaşamaları,  beni çok mutlu ediyor. Türkiye'de insanların merhametli, cana yakın olması ve her durumda neşeyi kaybetmeme yeteneğine sahip olmanız çok güzel. Bu toplumda yaşamaktan çok mutluluk duyuyorum.”

 

"RAMAZAN DÖNEMİNDE FIRININ ÖNÜNDE SIRAYA GİRERİM"

 

"Yemeklerinizi de çok beğeniyorum. Hünkar beğendi, patlıcan ve sebze yemekleri, yaprak sarması, zeytin yağlı ege yemeklerini çok seviyorum. Ekmek de çok seviyorum. Ben oruç tutmasam dahi Ramazan döneminde fırının önünde sıraya girerim. Sıcak pide alarak yanında tere yağdan başka şey olmadan yiyebilirim" diye konuştu. Japonya'ya da çok nadiren iş amaçlı gittiğini söyleyen Keiko, "Ülkenize bir özleminiz var mı?" sorusuna da "Elveda dediğime göre özlemim yok. Japonya çok güzel ülke.  Japon  teknolojisini Türkiye'ye getirmek için köprü olabilirsem çok mutlu olurum" dedi.

Kaynak: (DHA) - Doğan Haber Ajansı Editör: Ozan Yücel
Etiketler: İstanbul, Barosu'na, kayıtlı, Japon, avukat,
Yorumlar
Haber Yazılımı