İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Haber Detayı
05 Ekim 2017 - Perşembe 10:01 Bu haber 2854 kez okundu
 
Oktay Etiman Yaşamını Yitirdi
68 kuşağının önemli isimlerinden, TKHP-C’nin kurucularından, yazar, çevirmen, yayıncı Oktay Etiman 70 yaşında hayatını kaybetti.
- Haberi
Oktay Etiman Yaşamını Yitirdi

68 kuşağının önemli isimlerinden, TKHP-C’nin kurucularından, yazar, çevirmen, yayıncı Oktay Etiman 70 yaşında hayatını kaybetti.

Etiman bir süredir zatürre tanısıyla yatırıldığı Hacettepe Hastanesi’nde tedavi altındaydı.

Oktay Etiman Kimdir?

1947 yılında Adana’da dünyaya gelen Oktay Etiman, Ankara SBF’de öğrenim gördü. Burada öğrenci eylemleri nedeniyle tutuklandı. 68 kuşağı devrimcilerinden ilk kez elektrikli işkenceye tabi tutularak tarihe geç­ti. THKP-C’nin çekirdek kadrosu arasında yer aldı. İstanbul eylem grubu içindeydi. Akbank Selami­çeşme soygununa katıldı. Efraim Elrom’un kaçırılma eyleminde bu­lundu. 12 Mart’ta açılan THKP-C davasından yargılandı ve müebbet hapse mahkum oldu. 12 Mart Muhtırası sonrası hakkında idam cezası talep edildi, ancak af yasası ile cezası 30 yıla düşürüldü. İnfaz hükümleri ile hayatının 14 yılı cezaevinde geçirdi. Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı ile evinde saklandıkları sanatçı Yılmaz Güney'in dostuydu.

 

oktay etiman ile ilgili görsel sonucu

1986 yılında serbest kalan Etiman yaşamının geri kalanı çevirmen, yazar ve yayıncı olarak sürdürdü. Çevirdiği eserler şöyledir:
 

 Noah Gordon-Hekim

 Michael Curtis Ford-On Binler 

 Wolfgang Sacsh-Kalkınma Sözlüğü

Bartoloméo de las Casas-Yerlilerin Gözyaşları: Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi

 

Yerlilerin Gözyaşları & Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi Uzlaşmazlıklar & Savaş Çağında Kapitalizm ve İktidarI. Dünya Savaşı -  Resimli Harp Tarihiİbni Sina'nın Talebesi HekimOsmanlı Reformları, Taşrada Uygulanışı ve EtkileriDağların Issızlığında On Binler
 

OKTAY ETİMAN'IN KALEMİNDEN  YILMAZ GÜNEY ANISI

Sokağa çıkma yasağı 24.00'te başlıyordu. Saffet Alp'in Fatih'teki evinden hareket edip 4 Levent'teki eve 100 metre kadar yaklaştığımızda yasak saatine 5 dakika kadar kalmıştı. Ulaş'ı Levent'in girişinde bırakmıştık. Oradaki eve gidecekti Ulaş. Arabanın iç ışıklarını söndürmüş, silahlarımızı Mahir ile benim oturduğumuz arka koltuğun alt tarafına gizlemiştik. Hüseyin Cevahir ön koltukta Yılmaz Güney'in yanında oturuyordu. Birkaç dakika sonra yasak başlayacaktı. Araba yavaşladı ve durdu. Çevre de şimdiki gibi aydınlık olmadığı için bir askerin direksiyon tarafındaki pencereye doğru eğilip içeriye baktığında anladım askerler tarafından durdurulduğumuzu. Asker Yılmaz Güney'i görünce "aaa, Yılmaz Abiymiş, buyur geç abi" dedi. Yılmaz Güney hafifçe gülümseyerek selamladı askeri ve arabayı hareket ettirdi. Evi çok yakındaydı durdurulduğumuz noktaya. Yasak başlamadan sığınacak bir eve ulaşmıştık. İçeri girdik. Salona buyur edildik. Baktım etrafa. Bu salonda oturursak arama halinde şüphe çekebilirdik. Sahte kimliklerimiz de yoktu hiçbirimizin.

Çatıya açılan kapak dikkatimi çekti koridorda. Küçük, ancak bir insanın geçebileceği ebatta bir kapaktı. Mahir ve Hüseyin'e çatıya çıkmamızın daha iyi olacağını söyledim. Kabul ettiler. Duvarlar beyaza boyalıydı ve çok temizdiler. Kapağı kaldırıp yukarıya çekmemiz gerekiyordu kendimizi. Ancak bu sırada ayağımız duvara değerse ayak izimiz kalır ve bu da arama sırasında dikkati çekebilirdi. Bir tabure getirdim çatıya açılan kapağın altına. Arkadaşlarıma "omuzlarıma basın, ben yükselip sizi kapağa iyice yaklaştıracağım" dedim. Ayaklarının duvara değmesini istemiyordum. Mahir ve Hüseyin böyle çıktılar çatıya açılan kapaktan yukarıya, kiremitlerin altına. Onlar çıktıktan sonra ben de kapağın kenarlarına tutunup kendimi yukarıya çektim ayağımı duvara değdirmeden ve çatıya ulaştım. Yanımızda bir fener vardı. Önce yaktık etrafı görmek için. Sonra dışarıdan asker sesleri duyunca ışığı kiremitlerin arasından sızmasın diye söndürdük. O asker sesleri uzun süre devam etti. Genel aramanın nasıl yapıldığını bilmediğimiz için yakındaki evleri arayan askerlerin sesleri olabilir diye düşündüm ben.

Ertesi gün akşama doğru sokağa çıkma yasağının bitmesiyle birlikte aşağı indik ve evden ayrıldık. Çatı aralığına çıkmadan önce henüz salonda iken Yılmaz Güney'e evde silah olup olmadığını sormuş, o da olduğunu söyleyince kendisine arama durumunda evde silah bulunmasının iyi olmayacağını bundan dolayı silahları yanımızda yukarıya çıkarmanın doğru olacağını söylemiştim. Yılmaz Güney bir an gözlerime bakmış sonra bir Magnum Colt ile bir şarjörlü Smith Wesson tabancayı yanındaki sehpanın çekmecesinden çıkarıp üzerine koymuştu. Ben de bu iki tabancayı yanıma alıp yukarı çıkmıştım. Evden ayrılırken tekrar arama olabilir, bulunmasın diye yanımda götürdüm.

Yılmaz Güney aslında o gece kimliğindeki soyadı Pütün olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmış. Biz yukarıda iken onun alındığını fark etmemiştik. Daha sonra mahkeme salonunda karşılaştığımızda bana "siz yukarıda iken arama için gelen subaya, kaçakları arıyorsunuz biliyorum, yukarıda çatıda saklanıyorlar dedim, gülümseyerek, görevli subay da gülümsedi ve böylece hayatımın rolünü oynadım" demişti. Tanıdığım en kararlı devrimcilerden biri olan Yılmaz Güney'i sevgi ve saygıyla anıyorum.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

ERDAL BOYOĞLU'NUN KALEMİNDEN BİR OKTAY ETİMAN ANISI

12 eylül sürgünleri adı altında 12 eylül utanç müzesinde panele gidiyorduk. Caddebostan'dan geçiyorduk. Burada Kadir Has'ı kaçırdıkları evi gösterdi. O evden çok yakın bir başka eve götürdüklerini ve fidyeyi alana kadar başında beklediğini söyledi. Oktay abi sigara içmek istiyor ama kibritinin olmadığı fark ediyor. Kadir Has'dan çakmak istiyor. kadir has çakmağı verirken sosyalistlerin mert ve dürüst olduğunu söylüyor. Oktay abi sigarasını yakıp verdikten sonra, bu seferde sosyalistleri sevdiğini söylüyor. Tabi çakmak altın olduğu için bunu geri vermeyeceğini düşünmüş kadir has. Oktay abi, "biz senin özel eşyana dokunmayız çünkü bizim amacımız senin işçilerin sırtından kazandığın karı almak çin biz bu eylemi gerçekleştirdik. parayı aldıktan sonra sizi de bırakacağız" diye söylediğimde sosyalistlerin iyi insanlar olduğunu panik içinde söyledi, diye anlatmıştı.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Oktay, Etiman, Yaşamını, Yitirdi,
Yorumlar
Haber Yazılımı gtag('set', {'marmaracagdas.com': 'USER_ID'}); // ga('set', 'marmaracagdas.com', 'USER_ID'); //>>.async-hide { opacity: 0 !important} ga('require', 'GTM-KK37KMJ');