İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Haber Detayı
02 Nisan 2018 - Pazartesi 12:45 Bu haber 816 kez okundu
 
Sabahattin Ali Anılıyor
Türkiye siyasal tarihinin ilk “faili meçhul” cinayetlerinden birine kurban edilen, yazar, gazeteci, şair Sabahattin Ali, öldürülüşünün 70. yılında, İstanbul, Türkiye ve yurtdışındaki etkinliklerle anılıyor.
Kültür-Sanat-Eğitim Haberi
Sabahattin Ali Anılıyor

Sabahattin Ali Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan Türkiyeliler tarafından çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Muğla' da

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazıGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, Necdet Saraç dahil, gülümseyen insanlar, yazıGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

 

Salzburg'da 

3 Nisan Salı günü Strazburg Üniversitesi Türk bölümünün düzenlediği Sabahattin Ali anma gününde Merve Salgar ile öğrencilerle bir araya gelip şairin şiirlerinden oluşan bir dinleti sunulacak..
Etkinlik saat 10.00'da konferanslarla başlıyor. Dinleti saat 14.30'da. 

 

Edremit' te


Türkiye siyasal tarihinin ilk “faili meçhul” cinayetlerinden birine kurban edilen, yazar, gazeteci, şair Sabahattin Ali, öldürülüşünün (2 Nisan 1948) tam 70. yılında, 2 Nisan Pazartesi günü Edremit Belediyesi'nin düzenlediği bir etkinlikle uzun süre yaşadığı, "mayalandığı", kitaplarına konu ettiği Edremit’te anılıyor.
Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka’nın açış konuşmasıyla başlayacak anma etkinliğinde Öner Yağcı, Sevengül Sönmez ve Necdet Saraç, Sabahattin Ali’yi “Kaz Dağları’ndan Kürk Mantolu Madonna’ya” başlığı altında anlatacaklar.
Sanatçı Ali Altay ise finalde Sabahattin Ali türkülerini seslendirecek.
2 Nisan Pazartesi, 19:00, Edremit Şükrü Tunar Kültür Merkezi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

 

Sabahattin Ali Kimdir ?

 

Sabahattin Ali ( 25.2.1907)- (1.4.1948). şair, yazar. 25 Şubat 1907 tarihinde Gümülcine / İğridere'de doğdu. İlköğrenimini Üsküdar, Çanakkale ve Edremit'te yaptı (1921). Balıkesir Muallim Mektebi'ni bitirdi (1927). Aynı yıl Yozgat Cumhuriyet İlkolulu'na öğretmen oldu. Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 1928'de Almanya'ya gitti.

 

Gümülcine'nin İğdere köyünde doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı Ali Sabahattin Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısıyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır (1921) Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir.

İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Aydın ve Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır.

Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkum olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur 'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945).

"İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız 'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında mahkemeyi kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, iktidarın kışkırtmasıyla meydana gelen Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz 'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, kapatılmış, yazılar hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi".

Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş, bu girişim sırasında sonradan Millî Emniyet'le bağlantısı olduğu anlaşılan Ali Ertekin adlı kaçakçılık da yapan birisi tarafından Bulgaristan sınırında öldürülmüştür (2 Nisan 1948). Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; aynı yıl çıkan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.

Yazın yaşamı

Sabahattin Ali yazın yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz".

Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir.

Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş". 

 

Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 

Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyunda tefrika etmiş (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.

 

Okuyan sanatçılar ve Bestelenen şiirleri,

  • Edip Akbayram - Aldırma Gönül. 
  • Zülfü Livaneli - Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz. ...
  • Ahmet Kaya - Geçmiyor Günler. ...
  • Zülfü Livaneli - Leylim Ley. ...
  • Sezen Aksu - Çocuklar Gibi. ...
  • Ahmet Kaya - Kız Kaçıran. ...
  • Nükhet Duru - Melankoli. ...
  • Ahmet Kaya - Kara Yazı
  • Ali Ekber Eren- Volkan Konak Göklerde kartal gibiydim
  • Nükhet Duru- Ben gene sana vurgunum 
  • Grup Çağrı- Bir yürek kaldı avucumda
  • Ali Kocatepe- Benimsin diyemediğim

 

 

Yapıtları

Şiir:

* Dağlar ve Rüzgâr (1934 - Yeni Eklerle 1943).

Öykü:

* Değirmen (1935)

* Kağnı (1936)

* Ses (1937)

* Kağnı - Ses (1943 - İki Kitap Birlikte)

* Yeni Dünya (1943)

* Sırça Köşk (1947).

Roman:

* Kuyucaklı Yusuf (1937)

* İçimizdeki Şeytan (1940)

* Kürk Mantolu Madonna (1943).

Çeviri:

* Tarihte Garip Vakalar, Max Memmerich (1941)

* Antigone, Sofokles (1942)

* Minna Von Barnhelm, Lessing (1943)

* Üç Romantik Hikaye, H. Von Kleist - A.V. Chamisso - E.T.A. Hoffmann (1944)

* Fontamara, Ignazio Silone (1944)

* Gyges Ve Yüzüğü, Fr. Hebbel (1944)

* Yüzbaşının Kızı, A.S. Puşkin (1944) (Erol Güney ile birlikte)

 

 

Kaynak: Wikipedia

 

 

Kaynak: (MCÖ) - Marmara Çağdaş ÖZEL Editör: Ozan Yücel
Etiketler: Sabahattin, Ali, Anılıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı gtag('set', {'marmaracagdas.com': 'USER_ID'}); // ga('set', 'marmaracagdas.com', 'USER_ID'); //