İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Haber Detayı
19 Şubat 2018 - Pazartesi 11:05 Bu haber 2024 kez okundu
 
Ulaş Bardakçı Anılıyor
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C) önderlerinden Ulaş Bardakçı, ölümünün 46. yılında Ankara'daki Karşıyaka mezarlığında anılıyor.
- Haberi
Ulaş Bardakçı Anılıyor

Binlerce bebeğin isiminin esin kaynağı  Ulaş anılıyor

 

1971 yılında ordunun verdiği muhtıranın ardından hükümet istifa etti. Ordu, fiilen yönetime el koydu. Altı ilde sıkıyönetim ilan edildi, TİP ve DİSK kapatıldı. "Balyoz" adı verilen bir harekatla birlikte, devrimciler üzerinde müthiş bir baskı uygulanmaya başlandı. THKP-C önderlerinden Ulaş Bardakçı, Balyoz harekatı esnasında yakalandıysa da hapisten kaçtı ve öldürüldüğü ana dek devrimci faaliyetlerini sürdürdü.

 

Ulaş Bardakçı, 1947 yılında Nevşehir, Hacıbektaş'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminden sonra ODTÜ'de üniversite öğrenimine başladı. Burada devrimci düşüncelerle tanıştı. 1970 başlarında Mahir Çayan ve arkadaşları tarafından Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) kuruldu. Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir'le birlikte örgütün merkez komitesinde yer aldı. THKP-C'nin ilk silahlı eylemlerine katıldı.

 

12 Mart darbesinden sonra yakalanan THKO önderlerinin salıverilmesini sağlamak için İsrail İstanbul Başkonsolosu Efrayim Elrom'un kaçırılması eyleminde aktif olarak yer aldı.

 

Elrom'un kaçırılması ardından başlatılan Balyoz Harekâtı sırasında yakalanarak cezaevine konan Bardakçı, Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ziya Yılmaz ve Ömer Ayna ile birlikte Kasım 1971 'de Maltepe Askeri Cezaevi'nden firar etti.

 

İstanbul 'da devrimci faaliyetlerini sürdüren Bardakçı'nın İstanbul Arnavutköy'de saklandığı ev 19 Şubat 1972 günü kuşatıldı. Bardakçı, saklandığı evde arama yapan polislerle giriştiği silahlı çatışma sonucunda öldürüldü.

 

ulaş bardakçı ile ilgili görsel sonucu

 

 

Ulaş Bardakçı’nın mahkemedeki ifadesi, özetle;

 

“Hakim bey, mahkemeniz bağımsız bir mahkeme değildir. Bu durumda stifa etmeniz gerekir. Cevap vermediğim kimliğime gelince, adım Ulaş Bardakçı. 1947 doğumluyum. THKP ve THKC’nin bir savaşçısıyım.

 

Okuduğum iddianamenin özü, yaptığımız eylemlerin proletarya diktatörlüğünü amaçladığını ispatlamaya yöneliktir Biz her yazımızda, her konuşmamızda stratejimizi açık olarak belirttik. Her bildirimizin sonunu ‘Tam Bağımsız Demokratik Türkiye’ diye bitirdik.

 

Emperyalizme ve yerli oligarşiye silah çektiğimizi ilan ettik. Bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye için savaştığımızı ilan ettik. 1961 Anayasası’nı gericilere karşı koruduğumuzu dost-düşman herkes biliyor. Anayasanın tatbik edilmesi için Devrimci kanı aktı. şehitler verdik. Neden budanıyor 1961 Anayasası? Neden Anayasayı değiştirmek Erim’in ilk ‘reformu’ oluyor? Neden Türkiye için ‘lüks’ oluyor Anayasa?

 

Ne kadar acıdır ki, ezilen uluslara ışık tutmuş Mustafa Kemal sömürgeye bayrak yapılıyor. Nasıl oluyor bu? Mustafa Kemal’in başına gelen tamı tamına budur. Anadolu ihtilalinin lideri gitmiş yerine mavi gözlü dev gelmiştir. Artık o bağımsız Türkiye için savaşan devrimci değil, şapka, ceket-pantolon değiştiren büyük bir terzidir.

 

Tefeci bezirgan, kasaba kodamanı ile bir olup reformist burjuvaziyi iktidardan attı.‘1950 halk hareketi’ yutturmacası olarak geçen şey işte bu karşı-devrim hareketidir. Menderes’in şahsında bu ittifak çarpıcı sloganlar atmaktan da geri kalmıyordu. Kitlelerin hayal gücü kolayca harekete geçirildi. Kağıttan şatolar kuruldu. Her mahalleye bir milyoner sloganı eşya piyangosu yerine geçti. Alçakça, adice yürütülen sömürü nerede ise yağ-bal oldu. Finans kapital ile tefeci bezirgan, Anadolu ticaret burjuvazisinin bu balayı 4-5 yıl sürdü. En basit bir ekonomi politikası bile tespit edilememişti. Ne tarım alanında yatırım yapılmış, tohumluk, ziraat makinaları gibi üretim arttıran ekonomiye rahatlık getirecek tedbirler alınmış, ne sanayide iflas etmiş tarım politikası sonucu hızla artan işsizler ordumuzu üretici hale getirecek güçlü yatırımlar yapılmış, ne de eğitim sorunu üzerine kafa patlatılmıştı. Ardı arkasına iktisadi-askeri, kültürel ikili antlaşmalar yapılıyordu. Günün felsefesi; gelsin dış yardım, kabarsın borç hanesi. Öte yandan artan bir sömürü, dayanılmaz hale gelen hayat pahalılığı, paranın düşen değeri. 1958’ler geldiği zaman vaziyet dayanılır gibi değildi. Kitlelerin hoşnutsuzluğu ayyuka çıkmış, bu da ifadesini toplumun en dinamik kesimi olan gençlikte bulmuştu. Bugün kutlatılmayan 28-29 Nisan hareketleri bu kokuşmuş yönetime, bu iğrenç sömürüye baş kaldıran halkın somutlaşmış tepkisidir. Her iğrençlik kendi alternatifini de beraber getirir. 27 Mayıs İhtilali bütün bu olanlara dur diyen bir radikal subay, reformist burjuva hareketidir. Finans kapital bu sefer de, Menderes’in temsil ettiği tefeci-bezirgan kasaba kodamanını itelemiş, küçük burjuva radikallerine ve reformist burjuvaya omuz vermişti. Şimdi yeni bir sınıfsal devre doğmuş, en basit demokratik müesseseleri bile işlemez hale getiren, alçakça baskı kanunları tezgahlayan, gençliğe kurşun sıkan yönetim alaşağı olmuştur. Finans-kapital gelişmesine, gürbüzleşmesine engel olmayan, buna karşı sömürüyü daha modernleştiren hiçbir ilerici atılıma mani olmaz. 

 

Yürütülen bu tedhiş kampanyası karşısında devrimciler bir süre meşru müdafaa durumunda kaldılar. Bağımsızlık savaşlarını ve mevcudiyetlerini korumak için silahlandılar. şimdi meydanda bir tarafta emperyalizmin ve yerli finans kapitalin jandarmalığını yapan, görevini yerine getirmek için silahlı ekipler kuran AP yönetimi, diğer tarafta emperyalizmi, finans oligarşisini ve jandarmalarını kovalamak ve varlığını korumak için silahlanan devrimciler vardı. Hakim sınıfların örgütlü gücü karşısında devrimci cephede acilen örgütlenmek gereğini duydu. Ve örgütlendi. Artık kozlar açık oynanıyordu.

 

Devrimcilerin legal çalışma imkanları çok sınırlanmıştı. Azgınlaşan emperyalizmin bizi ezip geçmesine müsaade etmeden toparlanmamız, bağımsızlık savaşımızı değişen şartla uygun biçimlerde yürütmemiz gerekiyordu.

 

Devrimciler emperyalizme karşı bağımsızlıkları için silaha sarılma hakkını kullandılar.

 

THKC ve onun savaşçıları emperyalizme karşı bağımsızlık için silaha sarılma hakkını kullandılar. Savaşçılarının son teki de ölene kadar bu hakkı kullanmaya devam edeceklerdir.”

 

 

Kaynak: (MCÖ) - Marmara Çağdaş ÖZEL Editör: Ozan Yücel
Etiketler: Ulaş, Bardakçı, Anılıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı gtag('set', {'marmaracagdas.com': 'USER_ID'}); // ga('set', 'marmaracagdas.com', 'USER_ID'); //