İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
2 polis, tecavüz iddiasıyla tutuklandı
2 polis, tecavüz iddiasıyla tutuklandı
Birleşik Metal İş'ten Posco Assan'daki işçi kıyımına tepki
Birleşik Metal İş'ten Posco Assan'daki işçi kıyımına tepki
Yazı Detayı
28 Mayıs 2020 - Perşembe 17:12 Bu yazı 294 kez okundu
 
60. YILINDA 27 MAYIS 1960
Suay Karaman
suaykaraman12@gmail.com
 
 
Suay Karaman

27 Mayıs 1960 Devrimi’nin 60. yılını kutladığımız bu günlerde ülkemizde genel durum ve görünüm hiç iyi değildir. Yıllardır 27 Mayıs 1960 Devrimi’ne ‘darbe’ diye saldıranlar, ülkemizde demokrasi, hukuk, sanayi, tarım, hayvancılık, kültür, eğitim, bilim, sanat ve daha aklınıza ne gelirse her şeyi kötü duruma getirdiler.

Askeri harekâtlar ve ihtilaller, topluma olumlu getirileri ya da olumsuz götürüleriyle önem kazanırlar. Devrim ya da darbe oldukları da ancak bu şekilde belirlenir. 27 Mayıs 1960 İhtilali, 27 Ekim 1957 tarihinde yapılan ve yolsuzluk bulaştırılan genel seçimle gelen sivil iktidarın, demokrasi dışı tutum ve davranışlarıyla diktatörlüğe giden yönetimine karşı bir tepki sonucu gerçekleştirilmiştir. 27 Mayıs 1960 sabahı ve sonrasında sevinç gözyaşları içinde, coşkuyla sokağa dökülen halkımızın, baskıcı yönetimden kurtulmanın mutluluğu içinde günlerce gösterilerde bulunması, 27 Mayıs’ın halk tabanındaki desteğinin en belirgin kanıtıdır. 27 Mayıs sabahı radyoyu dinleyen halkımız, kısa bir süre sonra, sokaktaki askerlerle sarmaş dolaş olmuştu. Askeri araçların üzerine ellerinde bayraklarla gençler doluşmuştu. İnsanlar sokaklarda birbirileriyle kucaklaşıyordu. Bu görüntüler acı ve sıkıntılarının sona ereceğine inanan insanların kendiliğinden gelişen sevinç gösterileriydi. 27 Mayıs 1960 gününün hemen ertesinde, 27 Mayıs için coşkulu marşlar bestelenmesi, Türk ordusuna şükran sunmanın göstergelerinden biridir.

27 Mayıs 1960 İhtilali, tartışmasız bir devrimdir. İhtilal, toplum yapısında biriken çelişkilerin bir gün patlayışı sonucunda ortaya çıkan ve bir grubun yönetime el koymasıyla, devletin siyasal ve sosyal yapısında oluşan ani ve şiddetli değişikliklerdir.

Devrim, özünde toplumsal gelişmenin önünü açan bir güç taşır ve bir toplumdaki siyasal ve ekonomik kazanımların toplumun geniş kesimleri yararına hızla değişmesidir. 27 Mayıs 1960 İhtilali’nin amacı şöyle açıklanmıştı: “insan hak ve özgürlüklerini, ulusal dayanışmayı, toplumsal adaleti, bireyin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı olanaklı kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukuksal ve sosyal temelleriyle kurmak ve Atatürk Devrimleri’ni yeniden yaşama geçirmek.” Bu amaçla yola çıkılarak 1961 Anayasası’yla getirilen yeni ve çağdaş kurumlarla, sosyal hukuk devletiyle, özgür seçimlere gidilmesiyle ve bütün bunların on yedi ay gibi çok kısa bir zaman içinde başarılmasıyla,  27 Mayıs tartışmasız bir devrim niteliğini kazanmıştır.

27 Mayıs 1960 sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin aşağıdan yukarıya doğru gerçekleştirdiği, Atatürk devrimlerine sahip çıkmak ve demokrasiyi korumak için giriştiği bu hareketi, tartışmasız bir “ihtilal” olarak tanımlamak gerekir. Koşullar tamam olduğu zaman ihtilal kaçınılmaz olur. Her ihtilalin, onu yapanlar kadar onun koşullarını hazırlayanların da eseri olduğunu unutmamak gerekir.

“Atatürk’ü sevmek ibadettir” diyen Celal Bayar’ın iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olmak üzere ikiye ayrılmış ve tartışma konusu yapılmıştı. Türkçe söylenen ezan Arapça’ya çevrilmiş, irticaya ödünler verilmiş, özgürlükler kısıtlanmıştı. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye emperyalist ABD’nin çıkarı için asker yollanmıştı. 6-7 Eylül 1955 olaylarındaki tahriklerin baş sorumlusu DP iktidarıydı. İsmet İnönü’yü öldürmek için Kayseri, Uşak ve Topkapı’da suikastlar düzenlenmişti. Muhalefeti cezalandırmak için Meclis Tahkikat Komisyonu kurulmuş, bu komisyonun yetkilerinin genişletilmesinden sonra, Ankara ve İstanbul’da olaylar çıkmış, ölen ve yaralananlar olmuştu. Ulusal bütünlüğümüz parçalanmış, yönetim partizanlaştırılmıştı. Basın ağır sansür altında tutulmuş, gazeteciler hapse mahkum edilmişti. Enflasyon, pahalılık, dış borçlar, karaborsa giderek artmış, nüfuz ticareti, vurgun, rüşvet, keyfi yönetim ve baskı bu dönemin ana karakteri olmuştu. Vatan Cephesi kurarak, halkı birbirine düşürenlere ve “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyenlere bugün “demokrasi yıldızı” denildiğine tanık olmaktayız.

Öncelikle özgürlüğü ilke edinen 27 Mayıs Devrimi’nin topluma kazandırdığı en büyük yapıt olan 1961 Anayasası ile laik devlet yapısına sosyal devlet ve hukuk devleti kavramları girmiştir. Bu çağdaş anayasa ile ülkemizde ilk kez Anayasa Mahkemesi kurularak, yasaların anayasaya uygunluğu denetlenerek, anayasa ihlalleri yapılmasının önüne geçilmiştir. Cumhuriyet Senatosu kurularak, çift meclis ile yasama yetkisi daha demokratik hale getirilmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı, Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu, Devlet Personel Dairesi, Milli Güvenlik Kurulu, Türk Standartları Enstitüsü, Basın İlan Kurumu, Ordu Yardımlaşma Kurumu gibi kurulan yeni kurumlar, amaçları doğrultusunda verimli çalışmalarıyla toplumsal düzenlemelere önemli katkılarda bulunmuştur. 1961 Anayasası’yla bağımsız yargı ve hakim güvencesini sağlayacak kurumlar oluşturulmuş, grev ve toplusözleşme hakkı kurumlaştırılmış, üniversiteye ve TRT’ye özerklik sağlanmıştır.

Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Yasası, Basın-Fikir İşçileri Yasası, İlköğretim ve Eğitim Yasası, Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Yasası, Gelir Vergisi Yasası gibi yeni düzenlemeler yapılmıştır. 27 Mayıs 1960 Devrimi olarak adlandırılan tarihsel olayın ürünü 1961 Anayasası ile ülkemize sosyal devlet anlayışı yerleştirilmiş, özgür bir ortam yaratılmış, çağdaş bireysel hak ve özgürlüklerin sağlanması başarılmıştır.

27 Mayıs 1960 İhtilali’nin olumsuz yanı idam cezalarının onaylanmasıdır. İdamların yapılmaması için çırpınanların emekleri boşa çıkartılmış ve çeşitli baskılarla idamlar gerçekleştirilmiştir. İdam cezalarını hiç kimse için onaylamak doğru değildir. Ne Menderes zamanında sokaklarda herkesin gözü önünde yapılan idamları, ne Menderes ve bakanlarının idamını, ne Talat Aydemir ile Fethi Gürcan’ın idamını, ne Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını, ne de 17 yaşındaki Erdal Eren’in idamını onaylamak, insanlığa yakışmaz. İdam cezası, insanlık onuruyla bağdaşmamaktadır.

27 Mayıs 1960 öncesinde, Demokrat Parti iktidarında demokrasinin, hukukun ve özgürlüğün olmadığını herkes bilmektedir. Buna karşılık demokrasiye darbe olarak adlandırılan 27 Mayıs 1960 hareketi, topluma özgürlüğü, hukuku, demokrasiyi ve aydınlanmayı getirmiştir. 27 Mayıs döneminde oluşturulan kuruluşların ve çıkarılan yasaların, topluma, demokratik rejime ve ülke yönetimine sağladığı olumlu kazanımların, aradan geçen 60 yıla karşın hala yaşaması, 27 Mayıs Devrimi’nin tarihimizdeki aydınlık ve onurlu yerini aldığının kanıtıdır. Bu nedenle 27 Mayıs 1960 Devrimi, gerek toplumsal dayanakları, gerekse yaratılan çağdaş ve devrimci anayasası ile Hürriyet ve Anayasa Bayramı’dır.

27 Mayıs’ı anlamak için, Anadolu’da başarılan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı,  Atatürk ilke ve devrimlerini, tam bağımsızlığı, emperyalizm karşıtlığını ve yurtseverliği özümsemek gerekir. Bu özümsemeden payını alamamış siyasetçiler, 27 Mayıs 1960 Devrimi’ni darbe sayarlar ve yıllardır kendi yaptıkları sivil darbeyi görmek istemezler.

Sivil darbe, hukuk dışı yasalar çıkartılarak, tüm devlet kurumlarını ele geçirmek için sistemli bir şekilde kadrolaşmak ve kendilerine karşı olanları bir şekilde yargılayıp, susturmaktır. Ülkemizde siyasi iktidar sistemli ve bilinçli bir şekilde sivil darbe uygulamaktadır. Siyasi iktidarın tüm yaptıkları bir yana, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu kesinleşen AKP iktidarının, bu karara karşın ülkeyi yönetmesi tam anlamıyla bir sivil darbedir.

Darbe ya da darbe ortamlarının yaşanmaması, hukuk devleti ve demokrasinin hiçbir biçimde kesintiye uğramaması için, ülkeyi yöneten iktidarların hukuk devleti ilkelerine bağlı kalarak, gerçek demokrasiyi etkin hale getirmeleri gerekir. Hukuk devleti ve demokrasiyi ortadan kaldıran askeri darbelerin ve yaşadığımız sivil darbe sürecinin, haklı ve meşru gösterilebilecek bir yanı yoktur. Gerçek demokrasiyi yok eden darbelerin her türlüsüne, etkin olarak her zaman ve her koşulda karşı konulmalıdır. Bu yüzden ülkemizde gerçek demokrasi etkin ve egemen kılınmalı, hukukun üstünlüğü gerçek anlamda sağlanmalıdır. Sivil yönetimler demokrasiyi benimsedikleri ve hukuk ilkelerine bağlı kaldıkları zaman, darbe ortamlarının yaşanmadığı herkes tarafından görülecektir…

 

 
Etiketler: 60., YILINDA, 27, MAYIS, 1960,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Haziran 2020
Yeni Sayfamız : Azim ve Karar
143 Okunma.
11 Mayıs 2020
DARBE
392 Okunma.
08 Mayıs 2020
HARAM
247 Okunma.
27 Nisan 2020
23 NİSAN’DAN GÜNÜMÜZE
312 Okunma.
21 Nisan 2020
YANGINDAN MAL KAÇIRMAK
266 Okunma.
16 Mart 2020
KORONAVİRÜS
411 Okunma.
24 Şubat 2020
CHP’DE DEMOKRASİ
361 Okunma.
17 Şubat 2020
KIZILAY’IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
251 Okunma.
03 Şubat 2020
ÜNİVERSİTELER SUSMAZ (*)
289 Okunma.
21 Ocak 2020
VOLEYBOLCU KADINLARIMIZ
240 Okunma.
13 Ocak 2020
MEHDİ GELECEK...
374 Okunma.
06 Ocak 2020
Maşa olmak - Suay Karaman
271 Okunma.
30 Aralık 2019
JEST
349 Okunma.
23 Aralık 2019
Nefret
300 Okunma.
16 Aralık 2019
TENCERE DİBİN KARA…
360 Okunma.
11 Aralık 2019
RANT DÜZENİ
269 Okunma.
25 Kasım 2019
Kara Delik
280 Okunma.
18 Kasım 2019
Mümtaz İinsan
330 Okunma.
11 Kasım 2019
Çöpe atmak
243 Okunma.
28 Ekim 2019
Zafer Çığlıkları
428 Okunma.
16 Ekim 2019
Barış Pınarı
343 Okunma.
08 Ekim 2019
Arayışlar, Çırpınışlar
252 Okunma.
30 Eylül 2019
Deprem
374 Okunma.
23 Eylül 2019
Jon Türklerden Bon Türklere
520 Okunma.
09 Eylül 2019
CHP
530 Okunma.
27 Ağustos 2019
Ormanlarımız Yanarken
913 Okunma.
19 Ağustos 2019
Güvenli Bölge
627 Okunma.
13 Ağustos 2019
SAYILAR, TALAN, KURBAN
456 Okunma.
06 Ağustos 2019
HANGİ ETİK ?
381 Okunma.
29 Temmuz 2019
ZAFERDEN İHANETE
386 Okunma.
22 Temmuz 2019
S-400 KRİZİ
410 Okunma.
15 Temmuz 2019
KAVAKLAR
416 Okunma.
15 Nisan 2019
Say Say bitmez...
665 Okunma.
08 Nisan 2019
İniş başladı...
520 Okunma.
01 Nisan 2019
BAHAR
442 Okunma.
25 Mart 2019
Mart’ın Sonu Bahar
487 Okunma.
18 Mart 2019
Sağduyunun birlikteliği
497 Okunma.
11 Mart 2019
BEKA SORUNU
531 Okunma.
04 Mart 2019
HOCALI SOYKIRIMI
600 Okunma.
18 Şubat 2019
ÇİPRAS’IN ZİYARETİ
685 Okunma.
12 Şubat 2019
VENEZUELA
796 Okunma.
22 Ocak 2019
Sahte Seçmen
862 Okunma.
07 Ocak 2019
DİNDAR VE KİNDAR NESİL
669 Okunma.
27 Kasım 2018
ÇOCUKLAR VE KADINLAR
691 Okunma.
13 Kasım 2018
ARDINDAN
637 Okunma.
08 Kasım 2018
DONMAK
732 Okunma.
24 Ekim 2018
“YERLİ VE MİLLİ”
579 Okunma.
15 Ekim 2018
İNÖNÜ
802 Okunma.
08 Ekim 2018
“YERLİ VE MİLLİ” ÇÖKÜŞ
847 Okunma.
01 Ekim 2018
Vatan Sevgisi
1204 Okunma.
25 Eylül 2018
TÜRKİYE İŞ BANKASI
815 Okunma.
28 Ağustos 2018
YOK SAYMAK
929 Okunma.
13 Ağustos 2018
YAPTIRIM
728 Okunma.
31 Temmuz 2018
EFSANE DEKAN
710 Okunma.
23 Temmuz 2018
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEMEYENLER
888 Okunma.
16 Temmuz 2018
YAPAY KATLİAM
708 Okunma.
09 Temmuz 2018
ÇOCUKLARIMIZ
766 Okunma.
02 Temmuz 2018
ŞİMDİ SIRASI DEĞİL
634 Okunma.
26 Haziran 2018
VE SONUÇ ...
727 Okunma.
04 Haziran 2018
27 MAYIS 1960 NEDİR?
928 Okunma.
21 Mayıs 2018
DİL’İM DİL’İM
802 Okunma.
14 Mayıs 2018
DERTLEŞMEK
782 Okunma.
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN’A DOĞRU
841 Okunma.
30 Nisan 2018
REJİM DEĞİŞTİRİLİRKEN
854 Okunma.
24 Nisan 2018
Duraklama Devri
798 Okunma.
21 Nisan 2018
Futbol Üzerine
741 Okunma.
16 Nisan 2018
28 Şubat Davası
816 Okunma.
09 Nisan 2018
ÇATLA, PATLA
784 Okunma.
02 Nisan 2018
KADIN
938 Okunma.
19 Mart 2018
KUTSAL İTTİFAK
899 Okunma.
12 Mart 2018
ATMA RECEP
929 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
859 Okunma.
05 Mart 2018
ŞEKER
951 Okunma.
26 Şubat 2018
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM
924 Okunma.
12 Şubat 2018
CHP KURULTAYI’NIN ARDINDAN
1024 Okunma.
05 Şubat 2018
UYAN GAZİ KEMAL
815 Okunma.
10 Ocak 2018
DİYANET Mİ, HIYANET Mİ?
1201 Okunma.
20 Kasım 2017
Cinnet
1196 Okunma.
30 Ekim 2017
CUMHURİYET YAŞAYACAK
1182 Okunma.
Haber Yazılımı