İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Yazı Detayı
12 Ocak 2021 - Salı 14:59 Bu yazı 162 kez okundu
 
KURUCU MECLİS
Suay Karaman
suaykaraman12@gmail.com
 
 

Suay Karaman

27 Mayıs 1960 Devrimini gerçekleştirenler, öncelikle özgürlüğü ve demokrasiyi ilke edindiklerinden, eylemin yapıldığı gün öğleden sonra, yeni anayasa çalışmalarına katkı vermek üzere İstanbul ve Ankara Üniversiteleri Hukuk Fakültelerinden akademisyenleri çağırırlar. İstanbul’dan gelen yedi akademisyen Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı, Prof. Dr. Ragıp Sarıca, Prof. Dr. Naci Şensoy, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Doç. Dr. İsmet Giritli ile ertesi gün Ankara’dan üç akademisyen Prof. Dr. Muammer Aksoy, Prof. Dr. İlhan Arsel, Prof. Dr. Bahri Savcı ile yeni anayasa taslağını hazırlamak için komisyon kurulur ve çalışmalar başlatılır.

Ülke yönetimini üstlenen Milli Birlik Komitesi Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel yeni anayasa taslağı komisyonu üyelerine şöyle demiştir: “Üniversiteye inanıyoruz, hatta inanmakla kalmıyor, iman ediyoruz.” Anayasa taslağını hazırlamak için komisyon başkanlığına getirilen Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, komisyon adına şu açıklamayı yapmıştır: “Bugün içinde bulunduğunuz durumu adi ve siyasi bir hükûmet darbesi saymak doğru değildir.” Bu komisyonun hazırladığı bildiride, siyasal yaşamda hep anımsanması gereken şu önemli tümce yer almıştır: “Bir devlette, hükümet ve onu oluşturan siyasi iktidar, hukuka, adalete, ahlaka ve bütün halkın menfaatine dayanmalıdır.”

Milli Birlik Komitesi (MBK), 13 Aralık 1960 tarihinde “Kurucu Meclis Oluşumu” hakkında yasa çıkarmıştır. Bu yasanın ilk maddesi şöyledir: “Kurucu Meclis, Türk Milletinin zulme karşı direnme hakkını kullanmak suretiyle onun adına harekete geçen Türk Silâhlı Kuvvetlerinin, meşruiyetini kaybetmiş olan idareyi 27 Mayıs 1960 Millî ihtilaliyle devirerek, meşru iktidarı emanet ettiği Millî Birlik Komitesi ile Demokratik Hukuk Devletinin kurulması yolunda ve mevcut şartlara uygun olarak milletin en geniş mânasiyle temsili gayesini gözeten ve bu kanun hükümlerine göre kurulacak olan Temsilciler Meclisinden teşekkül eder.”

Temsilciler Meclisi’nin 10 üyesi devlet başkanı, 18 üyesi MBK tarafından atanmıştır. Bakanlar Kurulu üyeleri de Temsilciler Meclisi’nin üyesidir. Geri kalan 228 üyenin 75’i illerin, 74’ü siyasi partilerin ve 79’u diğer kuruluşların (Barolar 6, Basın 12, Muharipler Birliği 2, Esnaf Kuruluşları 6, Gençlik Temsilcisi 1, İşçi Sendikaları 6, Odalar 10, Öğretmen Kuruluşları 6, Tarım Kuruluşları 6, Üniversiteler 12, Yargı Organları 12) yaptığı seçim sonucu belirlenmiştir.

Böylece yeni anayasanın yapılması amacıyla 6 Ocak 1961 tarihinde MBK ve Temsilciler Meclisi'nden oluşan Kurucu Meclis açılmıştır. Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu başkanlığında Kurucu Meclis'e bağlı 21 kişilik anayasa komitesi kurularak, yeni anayasa için çalışmalara başlanmıştır. Kurucu Meclis’in görevi 24 Ekim 1961 tarihinde sona ermiştir. 6 Ocak’ta, başkanlığını Emekli Orgeneral Kazım Orbay’ın yaptığı Kurucu Meclis’in 60. yılını geride bıraktık.

Kurucu Meclis’in yaptığı 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 tarihinde halk oylamasına sunulmuş ve 62 oy oranıyla kabul edilmiştir. 1961 Anayasası, sadece bizde değil, dünyada da en özgürlükçü anayasalardan biri olarak tarihte yerini almıştır. 1961 Anayasası ile birçok yeni kurum ve kuruluş oluşturulmuş, devlet ve topluma yeni ilkeler ve değerler kazandırılmıştı.

Amacı “Atatürk Devrimleri’ni yeniden yaşama geçirmek ve demokrasiyi tekrar kurmak” olan 27 Mayıs 1960 Devrimi, on yedi ay gibi kısa bir sürede gerçekleştirilen aydınlanma yolundaki yeni atılımlarla ülkenin ilerlemesine katkı sağlamıştır. Ülkemize çağdaş, ilerici ve ışıltılı bir anayasa armağan eden 27 Mayıs 1960 Devrimi, 1961 Anayasası’nın getirdiği özgürlük ortamı ile toplumun, siyasal, kültürel ve ekonomik açıdan büyük gelişmeler göstermesine katkı sağlamıştır. 

Günümüzde bütün bu olumlu yapılanları anlayamayan bazı aydın insan taklitleri de, 27 Mayıs’ı karalama kampanyasına katılmakta ve “darbe” demektedirler. Tutucu ve sığ görüşlü insanların 27 Mayıs’ın getirdiklerine karşı olması belki anlaşılabilir. Ancak ilerici ve aydın görünenlerin 27 Mayıs için darbe söyleminde bulunmaları, havadaki oksijenin değerini bilmemek gibidir. Askeri harekâtlar, topluma olumlu getirileri ya da olumsuz götürüleriyle önem kazanır. Devrim ya da darbe oldukları da ancak bu şekilde belirlenir. Havadaki oksijenin değerini bilmeyince, darbe ile devrimin birbirine karıştırıldığına tanık oluyoruz.

 

Bu koroya Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ da katılmıştır. “Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi” serisinin ikinci kitabında şunları yazmıştır: “27 Mayıs darbesi her şeyden önce demokrasiye zarar vermiştir. 27 Mayıs darbesi olmasaydı, Türk demokrasisinin bugün geleceği nokta, mutlaka çok farklı yerlerde olacaktı. 27 Mayıs darbesi Türk demokrasisinden sonra en büyük zararı Türk ordusuna vermiştir. Ordu içindeki emir-komuta düzeni, ast-üst ilişkisi altüst olmuştur. Türk ordusunun üst rütbeli subayları tam anlamıyla siyasetin içine bulaşmışlardır. Ordu asli görevlerinden uzaklaşmıştır.” Bu serinin üçüncü kitabıyla ilgili Cumhuriyet Gazetesi’ndeki söyleşisinde “Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu” demiştir.

AKP ve hükümet temsilcileri İlker Başbuğ’un bu sözlerinde ‘darbe iması’ olduğunu iddia ederek, tepki vermeye başladılar. Büyük bir ordunun başındayken darbe yapmamış bir subayın, emekli olduktan sonra darbe çağrısı yaptığını düşünmek komikliğin de ötesindedir. Birlikte çalıştıkları eski bir Genelkurmay Başkanını, terörist suçlamasıyla Silivri zindanına kapatan AKP’den de bu beklenirdi zaten.

Atatürk’ü, Silivri zindanında kitap okuyarak öğrenmeye başladığını söyleyen İlker Başbuğ’un, henüz 27 Mayıs 1960 öncesini, olmayan demokrasiyi ve 27 Mayıs 1960 sonrasında yapılanları henüz öğrenemediği ortaya çıkmıştır. Tarihi doğru bilmek, elinde bazuka ile basın toplantısı yapmaya benzemez. Genelkurmay Başkanı olarak komutanı olduğu ordunun subaylarını koruyamayan İlker Başbuğ’un konuşmaya hakkı yoktur. En fazla subayın kendi döneminde esir alındığını bilmiyor mu? Şemdin Sakık adlı teröristin gizli tanıklığında subaylarının yargılanmasını nasıl içine sindiriyor? Kendi döneminde Türk Ordusu’nun savaş sırlarının bulunduğu Kozmik Odaya AKP, Fetö ve CİA işbirliğiyle girilmesine tepki vermeyen İlker Başbuğ, ne yüzle konuşmaktadır? 27 Mayıs ile ilgili “ordu içindeki emir-komuta düzeni, ast-üst ilişkisi altüst olmuştur” derken, kendi döneminde olanları unutmuştur. Ordunun şerefi yerlerde sürünürken kendisi sırça köşkünde bazukasıyla açıklama yapıyordu. Ege Adalarımız işgal edildiğinde sessiz ve tepkisiz makamında oturuyordu.

Askeri ve günümüzdeki gibi sivil darbe ya da yönetime müdahaleler yaşanmaması, hukuk devleti ve demokrasinin hiçbir biçimde kesintiye uğramaması için, ülkeyi yöneten sivil iktidarların hukuk devleti ilkelerine bağlı kalarak, gerçek demokrasiyi etkin hale getirmeleri gerekir. Gerçek demokrasiyi yok eden darbelerin her türlüsüne, etkin olarak her zaman ve her koşulda karşı konulmalıdır. Sivil yönetimler demokrasiyi benimsedikleri ve hukuk ilkelerine bağlı kaldıkları zaman, darbe ortamlarının yaşanmadığı herkes tarafından görülecektir.  

 
Etiketler: KURUCU, MECLİS,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ocak 2021
TÜRKİYE’DE LAİKLİK (*)
158 Okunma.
04 Ocak 2021
MERHABA 2021
164 Okunma.
28 Aralık 2020
TÜRKÇE İBADET - Suay Karaman
96 Okunma.
22 Aralık 2020
BİZİ KISKANIYORLAR
224 Okunma.
14 Aralık 2020
CSO (Cumhur Senfoni Orkestrası)
181 Okunma.
07 Aralık 2020
BÜYÜ-ME
187 Okunma.
30 Kasım 2020
KATAR KATAR SATIŞ
177 Okunma.
23 Kasım 2020
BİLGE İNSAN
298 Okunma.
16 Kasım 2020
ABD SEÇİMLERİ
238 Okunma.
09 Kasım 2020
BİLİMSELLİK Mİ?
265 Okunma.
02 Kasım 2020
KURTARMAK…
232 Okunma.
26 Ekim 2020
KKTC
188 Okunma.
19 Ekim 2020
IŞIK
290 Okunma.
05 Ekim 2020
AZERBAYCAN - Suay Karaman
412 Okunma.
28 Eylül 2020
SAÇMALIKLAR
437 Okunma.
21 Eylül 2020
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
312 Okunma.
14 Eylül 2020
TARİKAT VE CEMAATLER
342 Okunma.
07 Eylül 2020
SALGINA SIĞINMAK
324 Okunma.
07 Eylül 2020
6-7 EYLÜL 1955
342 Okunma.
24 Ağustos 2020
MEMLEKET HAREKETİ
430 Okunma.
17 Ağustos 2020
İKTİDAR KURULTAYI
364 Okunma.
11 Ağustos 2020
TESADÜFÜN BÖYLESİ
331 Okunma.
03 Ağustos 2020
LANET
468 Okunma.
27 Temmuz 2020
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
518 Okunma.
20 Temmuz 2020
Yassıada Yargılamaları
407 Okunma.
14 Temmuz 2020
AYASOFYA
496 Okunma.
28 Haziran 2020
Yeni Sayfamız : Azim ve Karar
378 Okunma.
28 Mayıs 2020
60. YILINDA 27 MAYIS 1960
472 Okunma.
11 Mayıs 2020
DARBE
610 Okunma.
08 Mayıs 2020
HARAM
389 Okunma.
27 Nisan 2020
23 NİSAN’DAN GÜNÜMÜZE
478 Okunma.
21 Nisan 2020
YANGINDAN MAL KAÇIRMAK
391 Okunma.
16 Mart 2020
KORONAVİRÜS
557 Okunma.
24 Şubat 2020
CHP’DE DEMOKRASİ
503 Okunma.
17 Şubat 2020
KIZILAY’IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
385 Okunma.
03 Şubat 2020
ÜNİVERSİTELER SUSMAZ (*)
428 Okunma.
21 Ocak 2020
VOLEYBOLCU KADINLARIMIZ
383 Okunma.
13 Ocak 2020
MEHDİ GELECEK...
539 Okunma.
06 Ocak 2020
Maşa olmak - Suay Karaman
416 Okunma.
30 Aralık 2019
JEST
517 Okunma.
23 Aralık 2019
Nefret
425 Okunma.
16 Aralık 2019
TENCERE DİBİN KARA…
486 Okunma.
11 Aralık 2019
RANT DÜZENİ
407 Okunma.
25 Kasım 2019
Kara Delik
424 Okunma.
18 Kasım 2019
Mümtaz İinsan
471 Okunma.
11 Kasım 2019
Çöpe atmak
358 Okunma.
28 Ekim 2019
Zafer Çığlıkları
588 Okunma.
16 Ekim 2019
Barış Pınarı
473 Okunma.
08 Ekim 2019
Arayışlar, Çırpınışlar
384 Okunma.
30 Eylül 2019
Deprem
538 Okunma.
23 Eylül 2019
Jon Türklerden Bon Türklere
642 Okunma.
09 Eylül 2019
CHP
697 Okunma.
27 Ağustos 2019
Ormanlarımız Yanarken
1047 Okunma.
19 Ağustos 2019
Güvenli Bölge
742 Okunma.
13 Ağustos 2019
SAYILAR, TALAN, KURBAN
575 Okunma.
06 Ağustos 2019
HANGİ ETİK ?
486 Okunma.
29 Temmuz 2019
ZAFERDEN İHANETE
508 Okunma.
22 Temmuz 2019
S-400 KRİZİ
537 Okunma.
15 Temmuz 2019
KAVAKLAR
526 Okunma.
15 Nisan 2019
Say Say bitmez...
789 Okunma.
08 Nisan 2019
İniş başladı...
648 Okunma.
01 Nisan 2019
BAHAR
639 Okunma.
25 Mart 2019
Mart’ın Sonu Bahar
603 Okunma.
18 Mart 2019
Sağduyunun birlikteliği
615 Okunma.
11 Mart 2019
BEKA SORUNU
682 Okunma.
04 Mart 2019
HOCALI SOYKIRIMI
708 Okunma.
18 Şubat 2019
ÇİPRAS’IN ZİYARETİ
807 Okunma.
12 Şubat 2019
VENEZUELA
942 Okunma.
22 Ocak 2019
Sahte Seçmen
983 Okunma.
07 Ocak 2019
DİNDAR VE KİNDAR NESİL
798 Okunma.
27 Kasım 2018
ÇOCUKLAR VE KADINLAR
801 Okunma.
13 Kasım 2018
ARDINDAN
776 Okunma.
08 Kasım 2018
DONMAK
851 Okunma.
24 Ekim 2018
“YERLİ VE MİLLİ”
718 Okunma.
15 Ekim 2018
İNÖNÜ
919 Okunma.
08 Ekim 2018
“YERLİ VE MİLLİ” ÇÖKÜŞ
981 Okunma.
01 Ekim 2018
Vatan Sevgisi
1387 Okunma.
25 Eylül 2018
TÜRKİYE İŞ BANKASI
935 Okunma.
28 Ağustos 2018
YOK SAYMAK
1069 Okunma.
13 Ağustos 2018
YAPTIRIM
872 Okunma.
31 Temmuz 2018
EFSANE DEKAN
836 Okunma.
23 Temmuz 2018
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEMEYENLER
998 Okunma.
16 Temmuz 2018
YAPAY KATLİAM
842 Okunma.
09 Temmuz 2018
ÇOCUKLARIMIZ
881 Okunma.
02 Temmuz 2018
ŞİMDİ SIRASI DEĞİL
764 Okunma.
26 Haziran 2018
VE SONUÇ ...
878 Okunma.
04 Haziran 2018
27 MAYIS 1960 NEDİR?
1129 Okunma.
21 Mayıs 2018
DİL’İM DİL’İM
909 Okunma.
14 Mayıs 2018
DERTLEŞMEK
899 Okunma.
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN’A DOĞRU
953 Okunma.
30 Nisan 2018
REJİM DEĞİŞTİRİLİRKEN
983 Okunma.
24 Nisan 2018
Duraklama Devri
931 Okunma.
21 Nisan 2018
Futbol Üzerine
859 Okunma.
16 Nisan 2018
28 Şubat Davası
934 Okunma.
09 Nisan 2018
ÇATLA, PATLA
943 Okunma.
02 Nisan 2018
KADIN
1106 Okunma.
19 Mart 2018
KUTSAL İTTİFAK
1005 Okunma.
12 Mart 2018
ATMA RECEP
1047 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
961 Okunma.
05 Mart 2018
ŞEKER
1114 Okunma.
26 Şubat 2018
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM
1043 Okunma.
12 Şubat 2018
CHP KURULTAYI’NIN ARDINDAN
1139 Okunma.
05 Şubat 2018
UYAN GAZİ KEMAL
936 Okunma.
10 Ocak 2018
DİYANET Mİ, HIYANET Mİ?
1348 Okunma.
20 Kasım 2017
Cinnet
1308 Okunma.
30 Ekim 2017
CUMHURİYET YAŞAYACAK
1287 Okunma.
Haber Yazılımı