İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
'Turkstunt' son yolculuğuna uğurlandı
'Turkstunt' son yolculuğuna uğurlandı
Gürcistan Batum'da otel yangını: 12 ölü var
Gürcistan Batum'da otel yangını: 12 ölü var
Yazı Detayı
26 Eylül 2018 - Çarşamba 18:58 Bu yazı 689 kez okundu
 
Yerel Seçim Süreci Ciddiyetten Uzak Ele Alınıyor!
Umut Oran
iletisim@umutsensin.net
 
 

CHP yönetimi, seçmenin ‘neden CHP’ sorusuna yanıt vererek onu sandığa çekmeli
 
 
İktidar karşısında 16 yıldır aralıksız olarak yenilgiye mahkûm olan ve “tek başına iktidar hedefi” koyamayan muhalefet unsurlarının ve özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanan seçimlerden yeterince ders almadığı her geçen gün tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır.  Geniş toplum kesimlerinin “yeniden sandığa gitmek” için gerekçeler aradığı, muhalif seçmenlerin derin hayal kırıklıkları yaşadığı ve pek çok insan için “sandığın önemini” kaybettiği bir ortamda “yeni yollar bulması, yeni sözler söylemesi ve umudu yeniden yeşertmesi gereken” ana muhalefet partisinin yaklaşan yerel seçimleri ele alma şekli maalesef kaygıları arttırmaktadır.
 
16 Nisan referandumundan hemen sonra 24 Haziran’ı “gerekçe göstererek” özeleştiri mekanizmasını işletmeyen yönetim anlayışı şimdi de “yerel seçimleri” gerekçe göstererek “kurulu düzenin” aynen devam etmesini arzulamaktadır. Bu yanlış tutumun varacağı noktaysa şaşırtıcı değildir: “ilkeleri değil kişileri ya da potansiyel belediye başkan adaylarını tartıştırmak” ve zamanı tüketerek “son dakikada” adayları tabana dayatmak!
 
Oysa bu yöntem defalarca denenmiştir ve hiçbir sonuç alınamamıştır. Denenmiş yolları “yeniymiş gibi” kitlelere sunmaksa en basitinden “seçmenleri hiç anlamamaktır!”
 
Şüphe yoktur ki CHP seçmeni, “kurumsal değişim istemektedir, parti içinde demokrasi ve adalet beklemektedir.” Doğal olarak yerel seçimlerde de parti üyelerinin ve seçmenlerin taleplerinin belirleyici olmasını isterken, Genel Merkez’den yollanan listelerle seçimlerin yapılmasınaysa tamamen karşı çıkmaktadır.
 
MYK Üyelerinin ve Milletvekillerinin Aday Adaylığı Açıklamaları Tabanı Kızdırıyor!
 
Ne yazık ki bugüne kadar liyakati, adaleti ve tabanın iradesini egemen kılacak “bir yöntem” ortaya konamamış ve süreç her türlü “spekülasyona açık” hale getirilmiştir. Yaratılan bu boşluk ortamıysa bir başka büyük yanlışa sebep olmuş ve halen aktif görevlerde bulunan MYK üyeleri ya da milletvekilleri arka arkaya, kendilerini “aday adayı” olarak ilan etmeye başlamışlardır. 24 Haziran’ın üzerinden henüz 3 ay geçmişken ya da MYK üyeliği sorumluluğunu taşımaya devam ederken, arkadaşlarımızın asıl görevlerine odaklanmak yerine konumlarını başka makamlara ulaşmak için kullanmaları “tamamen yanlıştır.” Kendisini “belediye başkanlığına” uygun gören birinin 24 Haziran’da “milletvekili adayı olmaması ve partiye emek vermiş insanların önünü açması bekleneceği gibi”, MYK üyeliği gibi önemli bir konumu işgal eden birinin de “belediye başkanlığını” düşünmeye başladığı anda bu görevinden istifa etmesi gerekir. Hem milletvekili olayım hem de belediye başkan adayı olayım demek “her iki makamı da küçümsemek” anlamına geldiği gibi “parti içi emeği ve liyakati de” hiçe saymak ve “her koltuk sadece bana yakışır” demektir. Görünen odur ki milletvekillerinin ve MYK üyelerinin “bu keyfi tavırları” CHP üyelerini ve milyonlarca seçmeni kızdırmak dışında bir işe yaramamaktadır.
 
CHP Yönetimi Aday Belirleme Yöntemini Derhal Açıklamalıdır
 
Kendisini sol, sosyal demokrat ya da Atatürkçü olarak tanımlayanların partisi olan CHP, her konuda olduğu gibi, yerel seçimler sürecinde de “en adil, katılımcı, demokratik aday belirleme yöntemini” ortaya koymak zorundadır. CHP’nin “ama AKP’de şöyle, MHP’de böyle” deme şansı olmadığı gibi “Biz AKP’den daha demokratik bir partiyiz” diyerek bir “avunma gerekçesi” yaratma hakkı da yoktur. Zira CHP, kötü olana göre değil “en iyilere göre” kendisini tanımlaması gereken bir partidir. Doğal olarak CHP’nin kendisini kıyaslayacağı partiler de “dünyanın gelişmiş ülkelerinde siyaset yapan partilerdir.” Bu itibarla aday belirleme yöntemi “tüm üyeleri ve hatta tüm seçmenleri” kapsayacak şekilde katılımcı olmalı ve her aşamada adil bir yöntem bulunmalıdır. “Süre yetersiz demek”, “üye yapımız müsait değil demek” ya da “herhangi bir gerekçeyle parti üyelerini ve seçmenleri” karar alma süreçlerinin dışına itmek, adı ne olursa olsun bir yönüyle “tek adamlık” dayatması olacaktır ve her şekilde reddedilmelidir.
 
Ayrıca;
-İlkesel olarak her türlü “ittifak söylemi” bir kenara bırakılmalı ve bu partinin tek başına iktidar olabileceği vurgulanmalıdır.
-Her seçim öncesinde belli odaklar tarafından gündeme sokulan “ünlü ya da sağcı” aday arayışından artık vazgeçilmelidir. Bu partinin öz evlatlarının da her toplum kesiminden oy alabileceği kabul edilmelidir. Tüm ömrünü partimize adamış olan gençlerin, kadınların ve parti emekçilerinin hakkı yenmemelidir.
-CHP, uzun zamandır terk ettiği bir özelliğini yeniden hatırlayarak geniş toplum kesimlerine “kendi hayallerini, kendi yerel yönetim anlayışını ve kendi özgün hedeflerini” anlatmalıdır. AKP’ye “laf yetiştirme” yanlışına bir kez daha saplanılmamalı ve takipçi pozisyonu artık terkedilmelidir.
 
Çanlar Muhalefet Partileri İçin Çalıyor!
 
Diğer bir deyişle hayatın kurallarıyla siyasetin kuralları hemen her noktada kesişmektedir. Aynı şeyi yapanlar aynı sonucu alacağına göre “yeni bir şey yapması gereken” de iktidar bloğu değil muhalefet partileridir. CHP başta olmak üzere tüm muhalefet partileri ya bir yol bulacaklar ya da yavaş yavaş tüm iddialarını kaybedeceklerdir. Sürekli seçim kaybederek ulaşılan bu noktada “çanlar muhalefet partileri için çalmaktadır.” Sorumluluk sahibi her bir vatan evladının uyarılarına kulaklarını kapatanları bekleyense “tüm hezimetleri gölgede bırakacak bir yıkım olacaktır.” O noktaya gelmemek için bir an evvel ortak aklı hâkim kılacak yollara odaklanmak gerekmektedir. Ne mutlu ki Türk milleti her şeye rağmen hâlâ direnmektedir.

 
Etiketler: Yerel, Seçim, Süreci, Ciddiyetten, Uzak, Ele, Alınıyor!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ekim 2019
Cumhuriyetimizi Nasıl geri alırız
119 Okunma.
16 Ekim 2019
İktidar Partizanlıktan derhal vazgeçmelidir
217 Okunma.
08 Ekim 2019
Partilerin Oylarını Alt Alta Yazarak İttifak Kurulmaz
123 Okunma.
09 Eylül 2019
Umut Oran’dan 4 Eylül çıkışı
279 Okunma.
02 Ağustos 2019
CHP, Türkiye’yi rahatlatmak için erken seçim istemelidir
1239 Okunma.
20 Temmuz 2019
Mavi Vatanda oynanan oyunlara dikkat
616 Okunma.
26 Mart 2019
Muhalif Seçmenin Hevesi Artırılmalı
485 Okunma.
25 Şubat 2019
Omuz Verin! İstanbul’u Kazanabiliriz!
436 Okunma.
14 Aralık 2018
Umut Oran’dan İttifak Ve CHP Tabanı Uyarısı:
1005 Okunma.
04 Aralık 2018
Sandık Güvenliği Seçim Güvenliğidir, Unutanları uyarıyorum:
487 Okunma.
30 Kasım 2018
İktidarın Yolu İttifaktan Değil İlkeli Olmaktan Geçer
421 Okunma.
13 Kasım 2018
Umut Oran, Yunanistan’ın ağır silahlarını Bolu’dan eleştirdi
576 Okunma.
03 Ekim 2018
CHP Üst Yönetimini Yerel Seçimler İçin Uyardı:
855 Okunma.
25 Eylül 2018
UMUT ORAN’dan Muhalefete Çağrı ve uyarı geldi.
767 Okunma.
07 Eylül 2018
CHP kuruluş yıldönümü için Umut Oran’dan manidar mesaj:
951 Okunma.
10 Ağustos 2018
EKONOMİK ÇÖKÜŞTEN ÇIKIŞIN YOLU
881 Okunma.
28 Temmuz 2018
DÜRÜSTLÜK YA DA HİTABET DEĞİL, YEPYENİ BİR YÖNETİM
461 Okunma.
29 Haziran 2018
DOĞRU YERE ODAKLANIRSAK BU KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK MÜMKÜN
593 Okunma.
21 Haziran 2018
Endüstri 4.0 Çağında SİYASET
518 Okunma.
14 Haziran 2018
Ramazan Bayramı coşkusu 24 Haziran’daki büyük değişime vesile olsun
469 Okunma.
24 Mayıs 2018
“İktidar Partisine Benzeyerek İktidar Olunmaz!”
538 Okunma.
30 Nisan 2018
Bu İktidara da "Namert Vergileri"ne de Son
753 Okunma.
24 Nisan 2018
En İyiler En Ön Cepheye
644 Okunma.
17 Nisan 2018
Referandumun Birinci Yıldönümünde ...
553 Okunma.
14 Nisan 2018
KKTC’DE DENİZ ÜSSÜ KURULMALIDIR
628 Okunma.
28 Şubat 2018
CHP ayağa kalkmadan, iktidar bloğu yerine oturmaz
949 Okunma.
01 Şubat 2018
Sosyalist Enternasyonal'den İstifa Mektubum
789 Okunma.
Haber Yazılımı