İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Yazı Detayı
12 Ocak 2021 - Salı 14:53 Bu yazı 3901 kez okundu
 
TÜMÖD BASIN AÇIKLAMASI
Pof. Dr. Recep Akdur
recepakdur@gmail.com
 
 

12 Eylül 1980 darbesinden miras kalan YÖK, günümüzde üniversiteleri ve bilim insanlarını ağır baskı altında tutmanın aracı olarak işlevine devam etmektedir. Her gelen siyasi iktidar YÖK’ü kendi doğrultusunda istediği gibi kullanmaktadır. Bunun sonucunda üniversite özerkliği yok edilmiştir ve üniversite öğretim elemanları da sessiz kalmaya mahkûm edilmek istenmektedir. Bütün bunların dışında özellikle AKP iktidarı döneminde yapılan hukuka karşı uygulamalar, liyakat dışı ve bilim etiğini yok sayan kadrolaşmaların varlığı en ağır ölçülerde üniversiteler ve bilim insanları üzerinde hissedilmektedir.

Üniversitelerin, eğitim-öğretim vermek, araştırma yaparak bilgi üretmek ve bilgiyi topluma yaymak gibi işlevleri vardır. Ülkemizdeki üniversitelerin bu işlevleri, etkin, etkili ve verimli bir şekilde yerine getirdiklerini söylemek zordur. Üniversitelerin etkili olması toplum için çok önemlidir. Çünkü üniversiteler, toplumun ışığıdır, önünü açar, aydınlatır.

YÖK kurulduğundan beri üniversitelerde rektör seçimi hep sorun olmuştur. Bazı üniversitelerde seçilen rektör yerine, daha az oy alanlar rektör olarak atanmıştır. Bu sorunlar yıllardır yaşanmaktadır. 2016 yılında 676 sayılı KHK’nin 85. maddesi ile 2547 sayılı yasada yapılan değişiklikle, rektörler seçim yapılmadan doğrudan cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Bu şekilde ataması yapılan rektörlerin önemli bir kısmının AKP eski milletvekili olması, üniversite özerkliği ve demokratik yönetim ile bağdaşmamaktadır. Üniversiteler siyaset yapılan yer değil, bilim yapılan yerdir. Üniversiteler devleti yönetenlere de, üniversiteleri yönetenlere de biat edilen yer değildir. Bilim insanı özgürdür; fikri hürdür, vicdanı hürdür; kimseye biat etmez.

Bugün bilimin bitirilmek istendiği üniversitelerin neden ilk 500 üniversite arasında olmadığını sorgularken, üniversiteleri bitirici hamleleri de görmeliyiz. Siyasi iktidarlar, üniversitelerdeki rektör atamalarını ve kadrolaşmalarını siyasi görüşleri doğrultusunda yaparsa üniversitelerin özgür ortamları yok olur, akademik ve bilimsel gelişme gerilemeye başlar. Özellikle siyasi iktidar için militanca çalışan rektörler, partizanlık yapmaktadır. Üniversiteleri siyasi zemine çekmek, ülkeye ve bilime yapılan en büyük kötülüktür. Akademik ve bilimsel özerklik olmadan, üniversite eğitimi yapılamaz.

Bugün yaratılmak istenen kargaşanın ardında siyasi iktidarın yaşanılan bazı olayları saklama niyetini taşıdığı bilinmektedir. Siyasi iktidarın elini üniversitelerden çekmesi toplumsal bir zorunluluktur. Boş yere kargaşaya ve yanlış olaylara neden olanlar, tarih önünde hesap vereceklerini de bilmelidirler.

TÜMÖD Yönetim Kurulu Adına

Prof. Dr. Recep AKDUR

Genel Başkan       

 
Etiketler: TÜMÖD, BASIN, AÇIKLAMASI,
Yorumlar
Haber Yazılımı